vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

DEİZM GENÇLER ARASINDA YAYGINLAŞIYOR


Bu makale 2019-08-16 09:24:43 eklenmiş ve 200 kez görüntülenmiştir.
Muzaffer GÜNAY

Deizm, 17.yüzyıl Avrupasında felsefi bir ekol olarak zuhur etmiş olup kısa  zamanda dini bir içeriğe bürünmüştür.Çıkış sebebi ise , kilisenin Hıristiyanlık adına ürettiği akla ve bilime aykırı hurafeleridir. Şüphesiz daha başka etkenler de var. 

******************

Teizm, panteizm, agnostizm gibi bir inanç olan dezim, son zamanlarda ülkemiz gençliği arasında da ilgi görmeye başlamakla kalmayarak ürkütücü bir oranda artış gösterme sürecine girdiği gözlenmektedir. 

Nitekim KONDA’nın yaptığı bir araştırmaya göre, özellikle son birkaç yılda dindar gençliğin oranı yüzde 28’den yüzde 15’e düşmüştür.

Nerede ise yarı yarıya azalma durumu söz konusu. Önü alınmadığı takdirde oranın deizm lehine daha bir artış göstereceğini tahmin etmek zor olmasa gerke. Bu sapkın inanışın büyük bir ilgi görmesinin arka planında dış sebeplerden ziyade, iç sebeplerin baskın olması, üzerinde çok ciddi manada durulması gereken bir husustur. Problem hakikaten büyük.

Deizme göre, evreni yaratan Allah’tır fakat vahiy ve Peygamberlik diye bir şey söz konusu değildir. Böyle sakil ve çarpık bir inanma biçiminin taraftar bulması basite alınmamalı,  gerekli duyarlılık gösterilmelidir.

*******************

İslami bilgisi ve bilinci yeterli olmayanların hızla Deizme doğru kaymasını bir parça anlamak mümkündür. Fakat dindar kesimlerin çocuklarının ve hele ki İmam Hatiplerde  tahsil /eğitim görenlerin deizm inancına ilgi duymaları kolay izah edilebilir bir problem olarak grülmemelidir. 

Demek ki,  İslam gerektiği gibi anlatılmıyor. Bunun başka bir izahı olmamalı, olamaz hatta. Zira gerçek İslam, deizme ilgi duymaya kapı aralamaz. İnanç umdelerimiz,  akla, fıtrata/ yaratılışa uygundur. 

İnsanı yaratan Allah, onu kendi haline bırakmaz. Allah her şeyden önce Rahman ve Rahimdir. Merhameti sonsuzdur.  “Ne yani; insan başı boş bırakılacağını sanıyor?” ( Kıyamet, 36).

Bir başka ayet şöyle: “ Kesinlikle sizi korkuyla ,açlık, mal , can ve verim kaybıyla sınarız. “ ( Bakara/155).

İnsan imtihan için yaratılmıştır. Nasıl olur da rehbersiz , pusulasız bırakır Allah.. Asla bırakmaz. 

İmam-Hatipli ve dindar aile çocuklarının deizmi benimsemelerinin kökeninde yatan sebep, daha çok din görevlilerinin/,ilahiyatçıların, tarikat/ cemaat oluşumlarının aynı konularda  yaptıkları açıklamaların birbirini yalanlar  mahiyette olmasıdır. Bu çelişkili anlatımlar yüzünden kafası allak bullak olanlar dinden soğuyarak başka arayışlara girmekteler. 

Tribünlere oynayan bir hoca! Yaptığı bir vaazında şöyle diyor : “ Her hangi bir hadis kitabında ,’ Yer göktedir; gök yerdedir, taş sıvıdır, su katıdır.. ‘ diye bir hadis görsem; bakarım, eğer hadis, Buhari ya da Müslim’in kitabında ise hiç düşünmem, taş sıvı, su katı, yer gökte, gök yerde der ve  böyle kabul ederim.” Tam manas ile saçmalık…“ Halbuki Allah’ın kevniyat kanunu ne ise odur. Değişmez, değiştirilemez. Gerçek böyle olmasına rağmen, çarpıtılması halinde işin nelere varacağı-vardığı acı tecrübeler görülmektedir nitekim.

Tamam, Kur’an İslamı’ndan habersiz olanlar için şu veya bu inançlara meyletmek olasıdır. Çünkü bilmeyen hak-batıl ayırımını yapamayabilir. Peki, ya Kur’an’ı ve Elçi Hz. Peygamber’in hayatını az-çok öğrenmiş olanların “ Allah insanı yarattı ve kendi haline bıraktı.” yanlışına düşmeleri,olağan kabul edilebilir mi? Kesinlikle edilemez.

Her Allah’ın günü tv’lerden ve sosyal medyadan din adına konuşanların yaptıkları açıklamalar bilgilendirmeler, demek ki dinleyenleri tatmin etmiyor; dahası kafaların karışmasına sebep oluyor. Aynı dini konu veya meselede birbiri ile yüz seksen derece zıtlık arz eden aktarımların şiddetli tepki çekmesi haliyle şüphelere kapı aralıyor. İnsanların bazıları neye ve kime inanacağını kestiremediği için bocalıyor. Bir an geliyor ki, böyle din mi olur? Tepkisi boy veriyor,müşteri buluyor. 

Dindar etkili-yetkililerin dine ters söylemleri bir de üstüne üstlük icraatları bir diğer problem. “Devlet malı deniz, yemeyen d.. ..” kültürü tam gaz yoluna devam ediyor. İşte bu fotoğraf dindarların şahsına değil, asla doğru olmamasına rağmen İslam’a yükleniyor. 

Adlı adınca EMEVİ İSLAM ANLAYIŞI bunun adı. Makam ve yetki sahiplerinin yaptığı yanlışlıklar yüzünden kimileri İslam’dan uzaklaşıyor. Zamanı geldiğinde dalından toplanmayan meyvenin yere düşüp çürümesinde dalın hiçbir dahli, katkısı yoktur. Aynen bunun gibi müntesiplerinin hatalarından, günahlarından din sorumlu tutulmamalıdır. Bu bakış açısı hakikati görmeyi engeller.

Bir de bazı oluşumların din adına ortaya çıkarak mal ve şöhret devşirmeleri var ki, akla zarar. Çok kötü örnek olduklarını bildikleri halde, kasa-masa-nisa avcılığından vaz geçmiyorlar.

Bu gibi ikrah ettiren sözler, davranışlar insanları inanç bağlamında  başka iklimlere ,başka dinlere yönelmeye sevk edebilmektedir. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA