vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

SAHİLDEN YAYLAYA GİRESUN GEZİSİ ( 5)


Bu makale 2019-07-16 09:18:36 eklenmiş ve 171 kez görüntülenmiştir.
Muzaffer GÜNAY

Koyu ve baskın sis arasında seyir halindeyiz. 

Yukarıda her ne kadar dönüş yoluna yani sahile girdiğimizi ifade ettimse bile, rakım azalmak yerine bilakis daha da artmakta. Sebebi: Eğribel Geçidi’ne çıkıp oradan itibaren sahile inecek olmamız. Rehberlerimiz bu güzergahı uygun gördü zira.

( Bu arada şimdi hatırladığım bir eksik bilgilendirmeyi telafi etmem gayet lüzumlu ki şöyle: Karayaka obasında sohbet esnasında bize gönlünü açan, sohbet eden oba sakinlerinden Alaaddin Aydoğdu’ya , Niyazi Gündoğan’a ve kırkım yapan gençlere teşekkür ederiz.) 

Ve hala Karayaka yaylası topraklarındayız; öylesine devasa bir yayla. Sis,duman, soğuk. Bu coğrafyanın doğal hali . Arkadaşların tamamı Yayla Kekiği ve diğer bitki ve çiçeklerden toplamak için araziye dağılıyorlar. Hava açık olsaydı şayet, kuşkusuz bu muhteşem tabiat ortamını daha rahat görme imkanı olacaktı, lakin şansızıma bu hava çıktı. 

Birkaç yöne ayrılan yolların kavşağındayız. Erğibel Zirvesi.(2.300 m). Dorukta olduğumuz için bir müddet düz arazide ilerliyoruz. Yön tabelaları sıra sıra yerleştirilmiş ..Hayli kıymet ifade ediyor, bilhassa çevreyi bilmeyenler açısından. Bu noktadan itibaren Giresun’a yani sahile inmek için kuzey, Şebinkarahisar ( Şarkikarahisar) taraflarına gitmek için güney yönde yol almak gerektiğini hatırlatalım bu vesile ile. Alucra da, tıpkı Şebinkarahisar ilçesi gibi zirvenin yakınlarında bulunmaktadır.

Zor bir geçit Eğribel geçidi. Hele kış aylarında aşılması hayli zor. Fakat, yapımı devam eden tüneller açıldıktan sonra, mesafe hem kısalmış olacak, hem de ulaşımdaki güçlükler büyük oranda ortadan kalkmış olacak. Mihmandarımız Mehmet Ali Bey’in verdiği bilgilere göre 12 km kadar kısalmış olacak Giresun – Şebinkarahisar hattı. 

Kirlenmeyen  sadece yaylalar kaldı. Bu konuda herkese büyük görev düşüyor. Daha ziyade ise ilgili resmi kurumlar hassas olmalı, yasaları ödünsüz uygulamalıdır. Betonlaşmaya karşı daha çok hassas olmalıyız. 

Hayvansal ve tarımsal yayla ürünleri  hormonsuz olduğu için risk taşımaz. Özellikle beslenme açısından. Kıymeti tartışılmaz.  Kimyasal ilaçlar kullanılmadığı için yayla ürünlerini tercih etmek sağlığımıza katkı yapar.

Suyu ,havası, doğası ve geleneksel mimarili obaları ile sağlık ve huzur mekanlarıdır yaylalar. Fakat, turizm eksenli zihniyet, yaylalara da el attı. Kala kala bir yaylalarımız kalmıştı, ki böyle giderse birkaç on yıl sonra otantik yayla bulamayacağız. Bir seferberlik başlatılmalı, toplum işin içine daha bir dahil edilmeli. Yarın çok geç olacak aksi durumda.

Sahilden yukarılara çıkışta en son, yaylalardan inerken ise  ilk köye iniyoruz. Tamdere köyü.Saat 15.30. Geciken namazımızı(öğle) eda ediyoruz camide.

Adını aldığı derenin iki yanını mekan tutan köy, tabiat zengini olduğu için içimizi ışıldatmakta. Vadi sağlı sollu göz kamaştırıcı güzellikleriyle bir başka. Tipik kırsal evleri otantik bir görünüm vermekte köye. Böyledir nitekim. Yükseklere çıktıkça geleneksel kırsal mimariden örneklere hala rastlamak keyif veriyor.

KÜMBET YAYLASI

Tamdere’yi ardımızda bırakıyor ve devam ediyoruz. Uzundere köyüne iniyoruz.  Çiçek ve bitki çeşitliliği dikkat çekiyor yol kenarlarında. Renk renk kantaron, adaçayı, papatya, sığırkyuruğu ve daha adını bilmediğimiz onlarca tür. (Bu sahada Nuri Bey ve ben hariç, diğer arkadaşların uzman olduklarını  belirtmeliyim.)

KANLIHAN SAPAĞI’ndan Kümbet Yaylası yönüne kırıyor direksiyonu Kaptanımız. Kanlıhan adının ilginç bir hikayesi olmalı. Tahminim şöyle: Sahilden iç bölgelere bağlanan tarihi kervan yolu buradan geçiyor olmalı. Eşkiyanın baskın yapmasına uygun bir yer. Vakti zamanında buralarda pusu kuran eşkıya çeteleri, hayli katliam yapmış olmalı. Ve Kanlıhan adının kaynağı bu gibi olaylara istinaden verilmiştir diye düşünüyorum.

Kısa bir zaman sonra Uzundere köyüne girdik. Adını aldığı vadi nefis manzaraları ile dikkat çekmekte. 

Ve Kümbet Yayla kasabasındayız nihayet. Lakin, sis öyle çökmüş ki, göz gözü göremeyecek kadar. Öte yandan akşama evrilmekte gün. Pek de keyifli bir halde bulmadık Kümbet’i. Yıllar önce çok güzel bir günde buraları gezip görmüştüm. Harikaydı. 

Hafta sonu olduğu için  çarşı hareketli. Alışverişler iyi. 

Çifteoluk Kahvaltı Dünyası adlı lokantada içine doğal tereyağı ve depme deri peyniri bastırılmış sıcak pidelerimizi keyifle yedikten sonra İşletmenin sahibi Dursun Gündüz’e  teşekkür ederek ayrıldık.

Gerçekten nefisti pide.( Kümbet lavaşı).

Giresun ilinin en ünlü suyu da Kümbet merkezde. PH’sı yüksek, içimi hafif , yaz-kış derecesi aynı. (Arkadaşlarımızın verdiği bilgi).

Kesme taştan yapılma çeşmenin önündeki kalabalık, suyun değerini göstermekte nitekim.

Tereyağı,peynir, yumurta, yayla turşusu gibi doğal gıda ürünleri aldıktan sonra ,Kümbet’ten ayrıldık.

Bizimkisi Kümbet kasabasını şöyle bir gezip dolaşmaktı zaten. Ayrı bir gün tahsis edeceğiz Kümbet Yaylası için. 

Akşamın alacakaranlığı hüküm sürüyordu Ordu’ya döndüğümüzde.

Doğrusu kolay kolay unutamayacağımız kadar  keyifli  bir gün yaşadık.  

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA