vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

ASRIN FİRAVUNLARINA DİRENEN ŞEHİT MUHAMMED MURSİ!


Bu makale 2019-06-21 09:20:55 eklenmiş ve 188 kez görüntülenmiştir.
Kemal MENCELOĞLU

Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allahı var,

Şehit Muhammed Mursi, Rabbim olsun sana yar. 

Sana zulüm yapanlar, hakkını çiğneyenler,

Kahrü perişan olsun, dolansın diyar diyar. 


8 Ağustos 1951 de Mısırın Şarkiyye Vilayetinin Heyya ilçesi Adve köyünde dünyaya gelen Muhammed Mursi, 17 Haziran 2019 da asrın Fravunları tarafından şehit edildi. Babası çiftçi, annesi ev hanımı olan şehidimiz beş kardeşin ağabeysiydi. 67 yıllık hayatı ve şehit olarak ölümü elbette ibretlik bir olaydır. Mekanı cennet, dostu Hz. Muhammed (sav) olsun, kabri nurla dolsun. 

Yedi lisan sahibi, mühendis, Hafizül Kuran olan Mursi,  Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı’dır. (1981-2011)yılları arasında otuz yıl devlet başkanlığı yapan ve halkı tarafından devrilen Hüsnü Mübarek’ten sonra 30 Temmuz 2012 de seçildi ve 3 Temmuz 2013 de kendi tayin ettiği Abdülfettah Sisi tarafından devrildi. Bir yıl görev yapmış, altı yıldır Mısır zindanlarında yatmıştır. Dört yıl ailesiyle ve avukatıyla görüştürülmemiş, hak adalet tanımayan bir zihniyet tarafından insani hakları elinden alınmıştır. 

Hani hepimiz müslüman isek, İslam Peygamberinin şu sözünü hatırlayalım:” İman ihanet ederek öldürmeyi engeller. Mümin aldatarak öldürmez. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu zalimlerin eline de bırakmaz.” Gerçekten bırakmıyor muyuz?!


Hayat bir emanettir, sahibi de Yüce Hak,

Nefesler tükenince olacak kara toprak. 

Halkımızın güzel bir sözü vardır. “ Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” Elbette hepimiz eser bırakan insan olmayı arzu ederiz. Şehit Mursi eser bırakarak rahmeti Rahman’a kavuşmuş, sanki bir kuş gibi fani dünyadan ebediyetler alemine doğru, rütbelerin en büyüğünü takarak uçmuştur. 

Zira o milyonlarca Mısır halkına; “Kuran düsturumuz, Resulullah rehberimiz, cihat yolumuz, Allah gayemizdir” diyen adamdır. İnsan olanlar eser bırakırken, insanlıktan ve islamlıktan uzak, semer bırakan insan görünümlü eşeklerin bol olduğu bir dünyada yaşıyoruz. 

      

ÖLÜRKEN DİRİLEN ADAM

Muhammed Mursi, 2013 yılında görevinden zorla uzaklaştırılıp, bilinmeyen Mısır zindanlarına mahkum edilirken halkına şöyle sesleniyordu: “ Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerekirse hayatımla öderim. Sizleri, çocuklarımızı, bizden sonra gelecek evlatlarımızı korumak istiyorum. Kızlarımızı, geleceğimizin annelerini korumak istiyorum. Onlar, çocuklarına sizin babalarınız ve ecdadınız erkektiler; haksız ve bozuk görüşler karşısında asla boyun eğmediler.  Vatanlarından, haklarından ve dinlerinden asla en ufak bir taviz vermediler.” diyor ve Kur’anı Kerim’de ki dua ayetlerini okuyordu. 

Onu casuslukla suçlayanlar, emperyalist devletlerin gizli örgütlerinin gönüllü fedaileri olarak makamları işgal edip; milli ve manevi değerlerini yabancılara peşkeş çeken kiralık katillerdi. Onlar isimleri Ahmet, Muhammed, Ali, Hasan ... olan Hans’lar, Tramp’lar, Busch veya Putin’lerdi. İsimlerle cisimler uyuşmuyor, bizleri yanıltıyordu. 

Şehit Muhammed Mursi satılmış vatan hainlerine şöyle sesleniyordu: “Gövdemi hapsetseniz de  kalbimle taşlayacağım sizi. Benim bundan sonra eve dönüşüm olmasa da gidecek bir cennetim var! Beni, belki zaferlerle gömecekler lakin sizi ahımın ordusu devirecek ! Allah yaşadıklarımı mazlum halkıma da zalimlere de unutturmasın!

Düşmanlarım bana ne yapabilirlerki ben cenneti yüreğimde taşıyorum öldürülmem şehadetir. Mısırın özgür halkına benden selam olsun.Onlara deyin ki; Mursi sonuna kadar direnecek. Dinimi dünyalığa satmayacağım.

Bizim çocuklarımız bizim için “ onlar adamdı” diyecekler. 

Hücreme Kuran-i Kerim sokmamı engellediler. Otuz yıldan beri Kur'anı ezberlediğimi ve içimde sakladığımı unuttular.  Sadece elime alıp dokunmak istedim" diyordu Mursi. O ne yapmıştı da bunu hak etmişti? Katil miydi, zani miydi, yalan mı dedi, haram mı yedi? Milletin malını, kul hakkını zimmetine mi geçirdi? Böyle bir suç mu işledi ?!

Muhammed Mursi için milyonların kıldığı gıyabi cenaze namazları, okunan binlerce hatimler onun şehadetinin dünyevi delilleridir. 


Zalimler korkaktır, dayanmaz Hakka,

Zerre kadar inanmaz milyonlarca halka,

Mısır’da Firavunlar  tekrar dirilmiş,

Geçecektir mahşerde boynuna halka. 


Mahkeme salonunda Hakka yürüdü,

Zalimlerin gözünü kanlar bürüdü,

Asrın Firavununa ders verdin sen,

Feda olsun davana bu fani beden. 


     YUSUF’A ZİNDAN OLAN MISIR

Yusuflara zindan olan Mısır, yanıltmadın bizi, hiç değişmiyorsun. Firavunluk senin kanına, genlerine mi işledi? Sen ne yapıyorsun? Musaları, Harunları unuttun mu? Sana iz bırakan sadece Firavun ve Karun’lar mı oldu? 

İslam Dünyasının gözde ülkesi kendine gel. 

İslam davası uğruna ölümsüzleşenler hep Mısırdan çıkıyor: Seyyid Kutup ve kardeşleri, Abdülkadir Udeh, Hasan el Benna,Zeynep Gazali,Halid İslambuli... Son olarak da Muhammed Mursi.  Firavun'un kalıntılarına karşı Musa ve Harunun galibiyeti neden gecikti? Mısırın çağdaş Firavunları Nasır, Sedat, Mübarek ve Sisi gibilere Rabbim lanet eylesin. 

Hazreti Mevlana: “Akıl bir kuzu,nefis bir kurt, iman ise çobandır.  İman kuvvetli olmazsa nefis aklı yer.” der. Akıl kuzusunu, canavar olan nefisin eline bıraktık. Maalesef sürüsünü tehlikelerden koruyacak kadar çoban olacak sağlam bir imandan mahrumuz. Bugün bunu yaşıyoruz.

Merhum Necip Fazıl da;

“Bir nar ağacı var, bir de dar ağacı,

Namerde nar düştü, yiğide dar ağacı.” 


Durum budur, gerçekten çok acı. Kuranla, İslam ile yüzleşmedikçe dünyevi dertlerimize çare bulamayacağız. Söylem Müslümanlığından, samimiyetsiz, yapmacık davranışlardan usandık, eylem Müslümanlığına geçmek zorundayız. Yoksa zalimlerin değirmenlerinde un-ufak olmaya devam edeceğiz. Yine merhum;


“Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana,

Yükseldik sanıyorlar alçaldıkça tabana.” 


sözleriyle batanları işaret ediyordu. Bunlardan bugün o kadar çok var ki, hangisini sayayım?

“Kork o mahkemeden ki hakimin kendisi şahittir.” Hakimin bizzat şahidi olduğu mahkeme de kurulacak, bütün bu hesaplar sorulacak. Zalimlerin halleri o gün ne olacak?


“Ölüm senin peşinde dolaşırken,

Sen kimin peşindesin, ey insan?

Korkarım ki, küfre hizmet ederken,

Tutulur, kesilir, koparılır o lisan.”


MUSTAFA KEMAL 

ATATÜRK VE MISIR

Merhum Muhammed Mursi'yi kavrayan Mısırlılar gerek. Önce onlar onun mücadelesini anlamalı. 

    Fatih Rıfkı Atay anlatıyor : Birgün Mısır'da bağımsızlık davası için çalışan liderlerden biri, Mustafa Kemal'i görmeye gelmişti. Kendisine: 

“Bizim hareketin de başına geçmek istemez misiniz?" diye sordu. Olabilecek şey değildi ama, insan yoklamalarını pek seven Mustafa Kemal de ona: “Yarım milyonunuz bu uğurda ölür mü?" diye sordu.

     Adamcağız yüzüne bakakaldı: "Fakat Paşa Hazretleri yarım milyonun ölmesine ne lüzum var? Başımızda siz olacaksınız ya..." dedi.

“Benimle olmaz, Beyefendi Hazretleri, yalnız benimle olmaz. Ne zaman halkınızın yarım milyonu ölmeye karar verirse, o vakit gelip beni ararsınız." 

     Çünkü Atatürk biliyordu ki, İstiklal mücadelesi yüz binlercesi birinci cihan harbinde yedi cephede, yedi düvele karşı verilen şehitlerden geriye kalan bir avuç ölümü düğün sayan inanmış mücahitler tarafından kazanılmıştır. Köyler erkeksiz, kadınlar kocasız, çocuklar babasız kalma pahasına kazanılmıştır. O dönemdeki türkülerimiz bile buram buram hasret, sevda ve gurbet kokmaktadır. 

    Evet vatanı uğrunda ölecekler yoksa, dirileceklerin dirilmesi mahşere kalır. Milli mücadele dünya tarihinde emsali görülmemiş bir olaydır. Ölümle yüzleşen milletin, şehadet şerbetiyle, şerefiyle dirilmesidir. Ölüme hazır olmayanlar, yaşamayı hak etmezler. 


NEDEN İBRET ALMAYIZ, ANLAMAYIZ?!

Özellikle son çeyrek asra bir bakın. Afganistan’dan Tunus’a varıncaya kadar, bütün islam ülkeleri kılıçtan geçiriliyor. İslamı islamla; müslümanı yine müslümanla yok ediyorlar. Sahiden anlamıyor muyuz?

    Önce Afganistan’ı yok ettiler. Sovyetler’e karşı topyekün mücadele edip, ülkesinden zalimleri kovan Afganlı kardeşlerimiz, iç ihtilafları yüzünden perişan edildiler. Amerikan vatandaşlarından oluşan hükümetler kurdular. 

    “Dinlerarası Diyalog, Medeniyetler İttifakı, Büyük Ortadoğu Projesi... “gibi çoğunun içyüzünü çok da anlayamadığımız Amerikan projeleriyle beyinlerimiz işgal edildi. Herkes bunları konuştu. Irak’ta Saddam, Libya’da Kaddafi, Mısır’da Mübarek, Suriye’de Esad...gidince düzelecek sandığımız çok şeyler, daha da bozuldu. Amerika’yla gurur duyan Arap liderler; Kabe’de Amerika’ya ve İsrail’e dua eden imamlar... Daha ne denir ki?

    Dileğim odur ki Yüce Rabbimden, Mursi’nin şehadetini müslümanların uyanışına vesile eylesin. Aramıza kardeşlik şuurunu nasip etsin. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA