vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

VAHŞİ’Yİ DİRİLTEN İSLAM, BİZİ DİRİLTMEZ Mİ?


Bu makale 2019-05-17 09:19:01 eklenmiş ve 258 kez görüntülenmiştir.
Kemal MENCELOĞLU

Vahşi’yi dirilten İslam, bizleri öldürür mü?

Sağlamsa itikadın mum gibi söndürür mü?


O ki amel eyledi en büyük cinayeti,

Af diledi Rabbimden kurtuldu nihayeti. 


Yeter ki bağlan Hakk’a, dürüst ve samimi ol

Allah sana gösterir, elbette en doğru yol. 


İnsanlık tarihinde çok sayıda ibret ve hikmet ifade eden olaylar vardır. Düşünen ve akleden kişi ve toplumlar bunlardan kendilerine dersler çıkarırlar.  Bunların en başında Hz. Peygamber ve onun her birisi gökteki yıldızlara benzeyen ashabı, yani yeryüzü yıldızları gelir. 

Bu yıldızlardan iki tanesi olan Habeşli Bilal b. Ebi Rebah ve Vahşi b. Harp vardır ki, birincisi  İslamın gelişiyle kervana katılır ve Hz. Peygamber Efendimizin müezzini olur, şereflerin en büyüğünü kazanır. Müezzinlerin piri ve her ezan okunduğunda ismi hatırımıza gelen mühim bir sahabidir. Mekke’de en büyük eziyete maruz kalan Bilal, Mekke eşrafından Ümeyye b. Halef’in kölesiydi. Teni siyah, kalbi ise sütten ak, kardan pak ve beyazdır. İbretlik hayatı dillere destandır. 

Kutlu İslamın davet kervanına en sonlarda katılan Vahşi’ye gelince, onun hayatında da bir çok ibret sahneleri görülmektedir. Her iki de hemşehri olan bu insanlar kölelikten gelmektedirler. Hayatın ağır ve acı yüklerini iliklerine kadar yaşamışlardır. 

 Bilal’i Mekke sokaklarında müslüman oldu diye öldüresiye döven, kızgın kumların üzerinde işkence yapan efendisinin elinden Hz. Ebu Bekir ağır bedeller ödeyerek satın almıştır. Ona ödüllerin en değerlisi olan hürriyeti bahşetmiştir. 

   

HÜRRİYET İSTEYEN VAHŞİ 

NASIL KURTULACAK?

Kimse hayata köle olmak için veya köle kalmak için gelmez. Hürriyet aşık olunacak bir nimettir. Vahşi, Mekke’de Cübeyir b. Mutim’in kölesidir. Bedir savaşında kardeşini Hz. Hamza öldürdüğü için, sahibi ona “Hamza’yı öldür, hürriyetine kavuş” dediğinden yapamayacağı hiç bir şey yoktur. Çünkü en değerli nimet hürriyettir. Kureyş ulularından Ebu Süfyanın karısı Hind de Bedir’de Hz. Hamza tarafından öldürülen babası ve amcasının intikamı için Vahşiye büyük vaatlerde bulunmaktadır. “Öldür Hamza’yı hayatın kurtulsun” diyerek onu aşırı teşvik etmektedir. Köle için hürriyet yeniden doğmaktır. 

Vahşi, Uhud günü sadece hürriyetini düşündüğü için bütün planlarını Hz. Hamza’yı öldürme üzerine kurmuştu. Aslan avına bile yalnız giden bu “Allah’ın Aslanı” Hamza ile yalnız karşılaşmaktan çekinen Vahşi pusuların, taşların arkasına saklanarak avını takip eden bir avcıydı.

Düşman saflarında tek başına bir ordu gibi savaşan Hamza’yı tekleyip mızrağını sapladığı zaman onun şehadetini değil de, kazandığı emsalsiz hürriyetin havasını hissediyordu. Yere serdiği Hamza’yı öldürdüğünü efendisine ve Hind’e haber verdi. Hind, Hamza’nın organlarından boğazına kolye, ayaklarına halhal yaparak Mekke’ye dönüyordu. Ciğerini de çiğnemiş ama yiyememişti. Ona tarihçiler “ İnsan ciğeri yiyen kadın” diyorlardı. Hz. Peygamber ve ashabında Vahşi’ye karşı müthiş bir öfke patlaması oluştu. Hatta Efendimiz onun intikamını n bedelini yetmiş kişiyle ödeteceğini söyleyince Nahl süresinin 126. Ayetiyle uyarı aldı:” Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.”  


MEKKE’NİN FETHİNDEN SONRA

Hicret’in sekizinci yılında Mekke, Efendimiz tarafından fethedilince on kişiye görüldüğü yerde öldürülme kararı çıktı. Çünkü bu on kişi müslümanlara çok acı çektirmişler, kırmızı bültenle aranılan kişiler olmuşlardı. 

     Bunlardan Hind, Efendimize gelerek af dilediğini ve müslüman olmak istediğini belirtmişti. Ebu Cehilin oğlu İkrime karısının aracılığı ile Peygamberimize yaklaşmış ve affını isteyerek müslüman olmuştu.

    Vahşi ise kaçmıştı. Gün gelmiş anlamış hatasını, müslüman olmak istemiş fakat Furkan Süresinin 68. Ayetinin kendisine engel olduğunu düşünmüştü. O ayette:” Onlar, Allah ile başka bir ilaha kulluk etmeyen, haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar” buyruluyordu. Mekke’den Medine’ye mektup yazmıştı. 


       PEŞ PEŞE GELEN AYETLER

Efendimiz, cevap olarak Vahşi’ye Furkan 71. Ayeti ayeti gönderir: “ Kim de tevbe eder ve salih amel işlerse o, Allah’a tevbesi kabul edilmiş olarak döner. “ Fakat Vahşi, Allah benim amellerimi kabul eder mi? İyi bir amelim yoktur benim der. 

 İslamın şerefli Peygamberi Efendimiz, Nisa Süresi’nin 48. Ayetini yazarak Vahşi’ye ulaştırır. Zira Rabbimiz:” Şüphesiz ki Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan günahları ise dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a şirk koşan kimse, şüphesiz büyük bir günah işleyerek iftira etmiş olur.”

Bu cevabı alan Vahşi, acaba ben Rabbimin diledikleri arasında olabilir miyim? Yaptıklarım ortada, saklanacak hiç bir tarafı yok. Hala tereddütlerimi giderebilmiş değilim deyince; son kez gelen şu ayet kendisine gönderilir. “ Habibim de ki, “ Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir. Azap size gelmeden önce Rabninize dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez. “ (Zümer 53/54) Burada bahane olacak hiç bir şart bulamadı ve bu iş tamam diyerek yollara düştü. 


KUTLU YOLUN YOLCUSU

Bu ayet vesilesiyle af muştusunu alan Vahşi doğruca Medine’nin yolunu tutar ve Mescid-i Nebevi’de Efendimize şöyle seslenir:” Ey Allah’ın Resul’ü! Bir kimse Allah ve Resul’üne düşmanlık yapsa, en kötü ve çirkin günahları işlese, sonra pişman olup tertemiz bir müslüman olsa, Rasulünü canından çok seven birisi olarak huzuruna gelse bunun cezası nedir?” 

     Efendimiz buyurdu ki, “İman eden, pişman olan affolur, bizim kardeşimiz olur.”  Ya Resulallah! Ben iman ettim, pişman oldum. Allah ve Resul’ünü her şeyden çok seviyorum. Ben Vahşi’yim. Deyip, Vahşi adını duyunca, amcası Hz. Hamza’nın şehit edilmiş halini hatırladı ve gözleri doldu. Vahşi öldürüleceğini sanarak kapıya yöneldi, ashap ise Efendimizin küçücük bir işaretini bekliyordu. Vahşi son nefesini aldığını düşünürken, Cebrail geldi ve Yüce Allah şöyle buyurdu:” Ey Sevgili Peygamberim! Bütün ömrünü puta tapmakla, kullarımı bana düşman etmeye uğraşmakla geçiren bir kafir, bir Kelime-i Tevhid okuyunca, ben onu affediyorum. Sen amcanı öldürdü diye Vahşi’yi niçin affetmiyorsun? O pişman oldu, şimdi sana inandı. Ben affettim, sen de affet!.” 

    Herkes “ Öldürün!” Emrini beklerken, Efendimiz buyurdu ki, “ Kardeşinizi çağırınız, gelsin!” Dedi. Pergamberimiz, Vahşi’ye affolduğunu müjdeleyerek buyurdu ki: “ Fakat seni görünce dayanamıyorum, elimde olmadan üzülüyorum. Buralarda durma, Yemame tarafına git.” Dedi ve o da, bir daha O’nu üzmemek için gelmedi, boynu bükük, başı önünde,  mahcup bir halde yaşadı. 

    Uhud savaşı sonrası Nebi, bir kaç insan için beddua etmiş fakat Vahşi’ ye etmemişti. Ona neden etmiyorsunuz dediklerinde de şöyle diyordu: “ Mirac’da Hamza ile Vahşi’yi kolkola, birlikte cennete girerlerken görmüştüm!”

    

ŞİMDİ BENİ 

AFFETTİN Mİ YA RESUL!

Vahşi Hicret’in 11. Yılında Hz. Ebu Bekir devrinde Yemame’de yalancı Peygamber Müseylemetül Kezzab’a karşı verilen savaşa katıldı. Müseyleme’nin ordusundan yirmi bin, Halit b. Velid’in ordusundan ise iki bin kişi hayatını kaybetti. Vahşi, Hz. Hamza’yı şehit ettiği mızrak ve kılıçla sahte Peygamber Müseyleme’yi öldürdü. İslama en büyük hizmeti yaptı. 

Efendimizin mübarek kabrine gelerek; “ Ey Allah’ın Resul’ü! Sana selam olsun. En yakın dostun Hz. Hamza’yı şehit ederek nefretini kazandım. Şimdi ise islamın en büyük düşmanı Müseylemeyi öldürerek şefkatini kazanmak istiyorum. Artık beni affedip yüzüme bakar mısın Efendim? Boynum bükük değil de başım dik yanında gezebilir miyim Sevgili Peygamberim?” Diyordu. Hz. Osman döneminde vefat etti. 

Rabbim, bizleri doğru, dürüst ve düzgün yaşatsın. Telafisi imkansız hatalardan cümlemizi korusun. Günahlarını çok görerek beni bundan sonra Allah affetmez diyenlere de bu kıssa ibret olsun. 

Vahşi, yalvararak Allah’a gelip kurtuldu

Ey günümüz Vahşileri sizlere ne oldu?


Seni beni çıkaralım aradan 

Yardım etsin bize Yüce Yaradan

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA