vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

ZEKATA NEDEN İLGİ GÖSTERİLMİYOR ?


Bu makale 2019-05-15 09:18:30 eklenmiş ve 67 kez görüntülenmiştir.
Muzaffer GÜNAY

Allah’ın kullarına yapılmasını farz kıldığı bir çok ibadetten biri namaz, diğeri de zekattır. Yani namaz ne kadar mühimse, zekat da o kadar mühimdir.  Önemi, mali bir ibadet olmasından gelir daha çok. Namaz ve oruç gibi ibadetler para ve mal-mülkle doğrudan ilişkili olmadığı halde, zekat tamamı ile kazançla alakalıdır. 

Kazancı, geliri belirlenmiş miktarın üzerinde olan her Müslüman, Tevbe Suresi’nin 60. Ayetinde bildirilen kimseler zekat vermekle kayıtsız şartsız mükelleftir/ sorumludur. Bir kimse, diğer tüm ibadetleri yapıyor olsa da zekat vermese günahından kurtulamaz. 

Her ibadet gibi zekatın da bir çok yararları var. En başta, fakir ve muhtaçlara hakları olanı vermek suretiyle halk içinde ekonomik bakımdan uçurumlar oluşmasının önü tıkanmış olur. Bu sanıldığından büyük bir faydadır. Toplumsal barışın, huzurun bir bakıma çaresidir zekat. 

Zekat veren, borcunu ödemiş olur. Kimseye bağış yapmış olmaz. Çünkü, zenginin malında fakirin ve her neviden muhtaç insanın alacağı vardır. Zira, malı veren Allah’tır. İster verir, ister vermez. Nitekim, Allah: “ Dilediğimin rızkını genişletir, dilediğimin rızkını daraltırım.” Buyurmaktadır. Yine bir başka ayette geçen : “ Ben rızık bakımından bazınızı bazılarınıza üstün kıldım” beyanı, tüm mülkün ve varlığın esas sahibinin kul değil, Allah Teâlâ olduğunu gayet net biçimde bildirmektedir.

Öyleyse, “mal benimdir, dilersem veririm, dilemezsem vermem” mantığı insanî bir bakış değil, adlı adınca Şeytanîdir. 

Yunus’un dediği bu minvaldedir:

“ Mal sahibi mülk sahibi/ Hani bunun ilk sahibi?/ Mal da yalan mülk de yalan/ Var biraz da sen oyalan.

İnsan fanidir. Bir kefenle gider öteye. Malı mülkü götüremez. Hesabını verecektir üstelik. “Benim verdiğim maldan, emrime rağmen niçin ihtiyaç sahiplerine vermedin? “ sorusu kaçınılmaz olarak sorulacaktır. 

Namaz kılan çok zekat veren az. DİB’in yaptırdığı araştırmalardan ortaya çıkan tablo böyle. Demek oluyor zekat ibadeti ıskalanıyor. Iskalanmasa,  insanların gelir düzeyleri arasındaki fark bu derce müthiş olmazdı. 

Malından  sorumlu olduğuna inanan biri, nasıl olurda  vermemek için bu kadar direnir ? Hayati soru bu galiba. Öyle ya, hem sorumlu olacağına inanacaksın , hem de kırk da bir kadarcık bir meblağı vermeyeceksin. Burada bir sıkıntı var. Kaldı ki, 1/40 Kur’an’da geçmez. Enfal suresisin 119. Ayeti  “ihtiyaçtan fazlasını verin.” emri ortada. Kime hitap ediyor? Müslümana.. 

Kıyamamak. Mala mülke, paraya, dinara aşırı sevgi hatta aşk/ sevda derecesinde bağlılık. Bu, ciddi bir ahlak sorunudur. Az olan bile verecek. Zekat olması şart değil elindekinden vermenin adı. Kayırmak. Bir adam, kazandıkça kazanıyor ama doymuyor, biriktirme hırsını ilah edinmiş. Çaresiz bir manevi kriz hali. 

1 milyar iki yüz bin insan yoksulluk ve açlık çekerken, 600 milyon beşer obezite ile cebelleşiyor. Hani bir şarkı var ya: “ BU NE DÜNYA BÖYLE KARDEŞİM?” Çöpe atılan gıda eğer muhtaçlara verilse, dünyada yoksul kalmaz. “Bu ne dünya böyle kardeşim?”

“Ayrıca, zekata konu olan mallar, gelirler ve servetler bu kadar çeşitlenmişken, Hz. Peygamber dönemindeki şeklî belirlemelerle yetinilmemesi veya bunların aynen sürdürülmesi nerede ise imkansız hale gelmiştir. Bu da meselenin önemli bir veçhesi olarak üzerinde konuşulmayı fazlası ile gerekli hale getirmektedir. Mesela, günümüzde memur tabakasının büyük kısmı ile küçük esnaf ve çiftçilerin aylık maaşları ve ortalama gelirleri, genelde dört kişilik bir aile için  fakirlik sınırı olarak kabul edilen iki buçuk milyardan ( 2009) az olduğu için zekat vermek şöyle dursun, normal geçimlerini bile karşılamakta ciddi sıkıntılar içerisinde oldukları bilinen bir husustur.” ( M: Hayri Kırbaşoğlu).

Zekat aslında basit bir ibadet olduğu halde , insanlar inatla bu ibadetten uzak kalmaya devam etmekte öteden beri. Daha I. Halife Hz. Ebu Bekir döneminde başlamıştı zekata direnç. Buna tedbir olarak devlet gücünü kullanmıştı HZ. Ebu Bekir. Vermeyenlerden cebren almış ve muhtaçlara dağıttırmıştı.

Günümüzde ise Siyasi Rejim gereği böyle bir imkan kalmamıştır. O vakit, iş bireylerin isteğine kalmış olmaktadır. 

En önemli ibadetlerden biri olan zekatla ilgili yazmaya ara ara devam edeceğiz. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA