vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

TARİHİN GÖRDÜĞÜ EN BÜYÜK TÜRK-İSLAM DEVLETİ:”OSMANLI”


Bu makale 2019-02-15 09:00:33 eklenmiş ve 426 kez görüntülenmiştir.
Kemal MENCELOĞLU

Ocak bin iki yüz doksan dokuzda,

Bizans sınırında devlet kuruldu;

Söğüt merkezinde tam dört yüz çadır,

Direkleri sanki göğe vuruldu. 

 

Osman Gazi gibi yiğit bir evlat,

Şeyh Edebali’ye olunca damat,

Malhun Hatunu alınca yanına,

Bir devlet kurmak ne büyük sanat. 

 

Büyük devletler kurmak, büyük milletlere mahsus olan bir özelliktir. Fakat bunun daha da önemlisi, onu hak ve adalet üzerinde yürütmektir, büyütmektir. Büyüklükten maksadım kemiyeten ziyade keyfiyettir, manadır, ruhtur. 

27 Ocak 1299 Osmanlı Cihan Devleti’nin kurulduğu tarihtir. Tam 720 yıl önce bugün, böyle bir zamanda kurulmuş. Allah onu kuranlardan ve sebep olanlardan razı olsun. Şöyle bir alıcı gözüyle, ibret nazarıyla bakınca inceliği ve derinliği fark edersiniz. Asaletin, adaletin, hikmetin ve himmetin birleşimini; madde ve mananın el ele tutuşunu görürsünüz. 

       İslamın Kutlu Peygamberi,  Ebu Bekir Sıddık ile birlikte Mekke’den Medine’ye hicret ederken Kuba köyünde dinlenirler, iki hafta kadar kalırlar. Yol yorgunluğu vardır ama İslamın ilk mescidini de orada inşa ederler. Yüce Kitabımız onu bize,“Takva üzere kurulan mescit” olarak tanımlar. (Tevbe 108) 

 

TAKVA ÜZERE KURULAN DEVLET

Benzetmemi makul görür müsünüz bilemem ama; o kutlu yolculuk esnasında küçücük Kuba Mescidi nasıl inşa edilmişse, Devleti Âli Osmani de öyle inşa edildi. İman, amel, ahlak ve samimiyet en üst seviyede hak ettiği yeri almıştı. 

1299 da bağımsızlığın ilanından sonra Karacahisar’da “Dursun Fakih “ ilk hutbeyi okumuş ve devletin ilk Kadısı olmuştu. Dağılma sürecinde Selçuklu beyliklerinin en küçüğü olan Osmanoğulları Beyliği mührünü basmış, inmeyecek olan bayrağını göndere aşmıştır.   

Oğuz’ların Kayı boyundan Süleyman Şah oğlu Ertuğrul Gazi oğlu Osman Bey devleti kurmuş, Kuran ve Sünneti başının üstüne koymuştur. Dört yüz çadırla başlayan, temelleri atılan bu kutlu devlet; himmetin, hikmetin ve birçok yönüyle alınacak ibretlerin kaynağı olmuştur. 

Kemiyeten değil keyfiyetin hesabı yapılmış, üretilen her işte müşteri memnuniyeti ve Allah’ın rızasına bakılmıştır. El birliğiyle ve gönül dirliğiyle her zorluğun üstesinden gelinmiştir. Madden ve manen sağlam temellere oturan Büyük Osmanlı Devleti az zamanda büyük başarılara imza atmış; güneş onun üzerinde doğup, onun üzerinde batmıştır. 

     

ŞEYH EDEBALİ’NİN 

OSMAN BEY’E NASİHATI

“Oğul; Insanları var, şafak vaktinde doğar, gün batarken ölür 

Unutmaki dünya sandığin kadar büyük değil!

İki parlak güneşe aldanıp, sonra da karda, ayazda kavrulup gitme! 

Güçlüsün, akıllısın, söz sahibisin! Ama; bunları nerede, nasıl kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgarlarında gidersin! 

Öfken ve benliğin bir olup aklını yener!

Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın! 

Azminden dönme! Çıktığın yolu, taşıyacağın yükü iyi bil! Her işin gereğini vaktinde yap! Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördüğünü söyleme, bildiğini bilme! 

Sözünü unutma, sözü söz olsun diye söyleme! Ananı atanı say, bereket büyüklerle beraberdir! Sevildiğin yere sık gidip gelme, muhabbetin kalkar, itibarın kalmaz!

 Üç kisiye acı; cahiller arasında kalan alime, zengin iken fakir düşene, hatırlıyken itibarını kaybedene! 

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, alt sıradakiler kadar emniyette değil! Ulularla, düşmanı hor görme!

Düşmanı çoğaltma, düşmanlığın başını da, sonunuda sen belirle! Haklı iken kavgadan korkma! Bilesin ki; atın iyisine doru; yiğidin iyisine deli derler.” 

 

DUA ALAN BEY, OSMAN BEY

 Bu büyük zatın nasihatları sadece bunlarla sınırlı değildir. O yaşadığı sürece kutlu bir şahsiyet olarak damadı olan devletin kurucusu Osman Bey’e paha biçilmez tavsiyelerini hiç eksik etmemiştir. Çünkü makam ve mevkisi ne olursa olsun her yaştan ve her baştan insanın nasihata ihtiyacı vardır. 

Kur’anı Kerim’e olan saygısı dillere destan olan Osman Bey, yüce dinimiz İslamiyetin temel kaynaklarını iyi kavramış; sağlam bir itikat, amel ve ahlak bütünlüğünü özümsemiş mühim bir şahsiyettir. İnancı böyle kuvvetli olan Osman Bey’in, yiğit bir alperen oluşuyla da her yerde namı bilinirdi. 

Şeyh Edebâli’nin kuruluşun temellerine koyduğu ihlas ve samimiyet mayası öyle sağlam biz zemine oturdu ki, etkisi asırlar boyu sürdü. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav):” Din nasihattir...” buyurmaktadır. Kutlu devletler de dua, dilek ve güzel temenniler üzerine kurulursa ömrü uzun, gücü fazla, gölgesi çok geniş olur. 

Edebâli, Kızı Malhun Hatunu, bir sıfatı da Fahruddin olan Osman Bey ile nikahlayınca, onların başında bir kutlu âbide gibi durmuş, onlara daima mihmandar olmuştur. 

     Gördüğü rüya üzere kutlu çınar ağacının dalları gibi üç kıta, yedi deniz ve yirmi milyon kilometreden fazla devasa alan üzerinde Türk’ün Bayrağı, Osmanlı’nın sancağı dalgalanmıştır. Bayrağımızın rüzgarı, sancağımızın gölgesi çok etkili olmuştur. 

     Sadece bir milletin değil, ümmeti Muhammed’in ve çok sayıda milletin de kendisine yer bulduğu sıcak bir kucak, sağlam bir ocak olmuştur. Zulüm gören bedenler, yaş döken gözler, feryat figan içinde arşa yükselen sözler Osmanlı’nın adaletine ve cesaretine güvenmişler, dertlerine çare bulduğunu görmüşlerdir. 

     Osman Bey, davasının temeline iman harcını koymuş, “ Bizim davamız, kuru kavga ve cihangirlik davası değil; Allah’ın adını arzına, yer yüzüne yayma davasıdır. “ diyerek niyetini ortaya koymuştur. 

       

ÜLEMA, ÜMERA, FUKARA

Bir devlette bunların üçü de olmazsa olmazıdır. Osmanlı’nın kuruluşunda ve yükselişinde ulema ve ümeranın uyumunu görür, fukaranın da yani halkın onlara itibar edişine şahit oluruz. Bu üç unsur uyumlu olunca, devlet de onurlu olur. Adımlarını güvenle atar, yere sağlam basar. Geleceğe emin adımlarla ilerler. 

     Hakkın emrinde olan ulema, alimlerin tedrisatından geçen ümera ve onların emirlerini dinleyen geniş halk kitleleri elele, gönül gönüle vererek kutlu hedeflere doğru yelken açarlar. Osmanlı’nın kuruluşunda bunları bol miktarda görüyoruz. Bu üçlü uyum son derece mühimdir, önemlidir. Biri koparsa halka bozulur, düzen şaşar. Halk doğru yoldan çıkar. 

     Kuruluş ve yükseliş döneminin idarecileri gönlü Kuran deryasına bağlı olan alimleri dinlediklerini, nasihatlarına dikkat ettiklerini görüyoruz. 

Alimler, amirler birlik oldular,

Devleti Osman’a temel kurdular,

Ahengi, uyumu gören bütün halk,

Hep birlikte kutlu yolu buldular. 

 

     ANADOLU’NUN KANDİLLERİ

Selçuklu dağılıp, parçalara bölününce, Moğol istilası Anadolu’yu kasıp kavurunca bu topraklarda asılı kandiller vardı. Alimin ölümü alemin ölümü ise, alimin dirilişi de alemin dirilişi olacaktır. Onlar bulundukları çölü çiçek bahçesine, diktikleri fidanları ormanlara dönüştürürler. Ekip dikerler, hasat edip biçerler, tatlı su kaynağından hem içer hem de içirirler. Çünkü onlar islamın alimi, Hz. Muhammet Mustafa’nın (sav) varisleridirler. Allah (cc) onlardan razı olsun. 

1207-1273 yıllarında yaşayan Mevlana Konya’da; 1209-1271 yıllarında yaşayan Hacı Bektaşi Veli Kırşehir’de; 1240-1320 yıllarında yaşayan Yunus Emre ise Eskişehir’de doğruluğun, dürüstlüğün ve güzel ahlakın tohumlarını ekmişlerdir. Onlar belki de gökte olması gerekirken yer yüzüne gönderilmiş kandillerdir. Işıklarını her tarafa saçmışlardır. 

Nasıl ki yüksek gerilim hatlarıyla enerji uzak diyarlara taşınıyorsa, bu muhterem şahsiyetler de Hazreti Peygamberimizden tevatür ettikleri kutlu mesajları yedi asır öncesinden alıp, yedi asır sonrasına taşımışlardır. Bugün bunların isimlerini bilmeyen, mesajlarını duymayan, şiirlerini okumayan var mıdır? Bu ne kutlu bir sevdadır!

Her üç alimin ve benzeri diğer emsallerinin  Osmanlı Devletinin kuruluşunda büyük katkıları olmuştur. Devleti kuranlar ve idareciler hak yolun yolcularını dinlemişler, onları baştacı etmişlerdir. O Hak erenleri ise dünyaya ve dünyalıklara hiç talip olmamışlar, kutlu yolu göstermeye devam etmişlerdir. Dünya sultanlığının değil, sultanlar Sultanı Efendimize layıkıyla ümmet olma sevdasının peşindeydiler. 

   

ÜCRETİ DEĞİL, HİZMETİ ÖNCELEYEN ANLAYIŞ

Şimdi rahmeti Rahman’a kavuşan bir maneviyat büyüğüme sormuştum:” Osmanlı nasıl yükseldi, nasıl çöktü?” Aldığım cevap şöyleydi. 

“Osmanlılar, temelleri sağlam atılmış, emin adımlarla ilerlemiştir. Kuruluş ve yükseliş dönemlerinde ücreti değil, hizmeti öncelemişlerdir. Herkes yaptığı işin en iyisini yapmaya çalışmış, müşteriyi memnun etmiş, hizmetin bir emanet olduğunu bilmiştir. “Allah rızası” kavramı kafalarda yer etmiş, gönüllerde karar kılmıştır. 

Ne zaman ki hizmet, yerini alınacak ücrete terketmiş çöküşün, yıkılışın emareleri kendini göstermiştir. Hizmet; ücrete, hezimete dönüşmüştür. Hizmet yüceltmiş, ücret küçültmüştür. “ Halbuki en büyük ücret Allah’ın katındadır. 

Bir de ehliyet ve liyakate önem vermişler. Makamları hak edenlere bırakmışlar. Osman Gazi, oğlu Orhan’a “ Oğlum, zina yapanlara, faiz yiyenlere, içki içenlere devlet kademesinde görev verme. Onlar halka zulüm ederler.” Tavsiyesinde bulunmaktadır. İşte bu yüce duygularla tam çeyrek asır kurduğu devleti idare etmiştir. 

Çünkü hak etmeden makamlara gelenler, üstlerine takla, altlarına ise tekme atarlar. Büyük islam alimi İmamı Gazali:” Layık olmadan devletin makamlarına atananlar, alttakileri ısırır, üsttekilere kuyruk sallarlar. “ der. İşte tam da bu Efendimizin ifadesiyle:” Emanet ehline verilmezse kıyameti bekleyin. “ hadisinin farklı bir söyleniş şeklidir. 

 Osmanlı, tarihin gördüğü en kudretli, en kuvvetli ve en uzun ömürlü Türk-İslam Devletidir. Türkiye Cumhuriyeti ise onun alternatifi değil, bilakis tamamlayan bir cüzü, devamıdır. Bize düşen kahramanlarımızı yarıştırmak değil, anlamak ve insaflıca yorumlamaktır. Devlet ve millet yolunda hizmeti geçenlerden Yüce Rabbim razı olsun. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA