İNCİR, ÜZÜM, CEVİZ MEVSİMİ


Bu makale 2017-10-11 09:20:04 eklenmiş ve 53 kez görüntülenmiştir.
Alaeddin YÜKSEL

Her mevsimin ayrı bir güzelliği ve ayrı bir özelliği var. Kışın bereket getiren karı, ilkbaharın,haşirden sonra yeniden dirilişi hatırlatan şa’şası ve insana gülücükler dağıtan rengârenk tomurcuk ve çiçekleri,yeni dünyaya gelen çocuk ve yavruları hatırlatıyor. Yaz mevsiminde;çiçeklerin meyveye durup güneşin ışık ve sıcaklığında dallarında büyüyüp olgunlaşıp pişmesini insanoğlunun olgunluk ve kemâle ermesini ,sonbahar ise bütün mahsülatın hasat edilip,devşirilip yerli yerine yerleştirilmesi, güz ile birlikte güneşin zevale yaklaşması, insan ömrünün, iniş aşağı ahrete koşmasını ve birgün dünyanın yerini cennet ve cehenneme terk edeceğini hatırlatıyor. Anlayacağınız her mevsim bizi derin bir tefekküre sürüklemektedir. Ders alabilirsek ne âlâ…

Gelelim güz meyvelerine incir, üzüm, ceviz, hurma… Allah’ın verdiği nimetleri saymaya gücümüz yetmez. Bu dört meyve ağacı da gevrektir, fazla eğmeye değmez, çabuk kırılır. Bu günlerde ağaçtan düşenlere çokça şahit oluyoruz:Çavuşlar eski muhtarı Sıtkı Şarman, 50cm.lik duvardan, inciri daldan koparıp geri atlarken düşüyor, sol bacağının dizden altında üç kırık var. Burhanettin’den genç arkadaşımız Mahmut Ergen ağacın ikiye ayrılması ile düşüp ciğer zarını zedeliyor. Şimdi de bizim Şuayp’de Tevfik Özkul, incir ağacından üç metre yükseklikten sol yüzü üzerine düşüp komaya giriyor, çok şükür durumu iyiye gidiyor.

Halk arasında şöyle bir inanış var: ’’İncirden düşen iflah olmaz’’ diye. Tanıdıklardan geçmiş senelerde beli kırılan, fakat sonunda şifa bulan  bayan komşumuzu, yine incirden düşüp ayağını kıran, Yusuf Bahtiyar hocamızı, hatta ölümle sonuçlanan erkek ve bayan dostlarımızı hatırlıyorum. Ölenlere rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz.

Bütün meyvelere baktığımızda İlahi mutfakta pişirilip, bir tablacı hükmünde olan eliyle, ’’kudret baklavası’’ olarak bize sunulduğunu görüyoruz.

Acaba diyorum daldaki incirin veya herhangi bir meyvenin  olgunlaşmasını, rengini, kokusunu hissedince bu güzelliği, meyveye mi veriyoruz, yoksa onu Yaratanı hatırlayıp; ’’Ne güzel’’ yerine ‘’ne güzel yaratılmış’’ mı diyoruz? Hakikatın bunu iktiza ettiğini derk edersek, yediklerimizi, de ibadet haline getirmiş oluruz inşallah.

Ben de çocukluğumda, erik, armut ve ceviz ağaçlarından düştüm. Lise bire kaburgam sarılı, kolum askıda başladım. Zira ‘’ağaçtan düşen, ağaçtan düşenin halinden anlar.’’

Kur’an-ı Kerim’de 95. sûre ‘’TİN’’ (incir) ismiyle başlamaktadır. Faydası sayılamayacak kadar çok olan taze ve kuru olarak tükettiğimiz bu kudret baklavası meyveyi dikkatli devşirip bol bol yiyelim. En iyisi Nuri Kahraman Hocamızın taktiği ile sapının suyu azalmış incirleri, ağacını silkeleyerek dibinden devşirelim. Daha kasıma kadar çok zamanımız var. Afiyet olsun.                                   

Hayırlı haftalar  

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Gazi SOFT Haber Yazılımını Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi