Muzaffer GÜNAY


MEHDİ  GELECEK Mİ, GELMEYECEK Mİ?

MEHDİ  GELECEK Mİ, GELMEYECEK Mİ?


                                              

      

                Mehdi, kavramsal olarak ahir zamanda İslam’ı tüm yeryüzüne hakim kılmak üzere gelmesi beklenen zat olarak tanımlanmaktadır kaynaklarda.

                Evvela, belirtmeliyiz ki, ne Kur’an’da, ne sahih hadis kaynaklarında Mehdi ve Mehdiciliğe dair her hangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bırakınız bilgiyi en küçük bir ima dahi söz konusu değildir.

                Buna rağmen asırlardan beri, kimi dinsel oluşumlar, Mehdi ve Mehdicilik üzerinde ısrarla durmuşlardır ve bu gün de süreç hızından bir şey kaybetmeden devam etmektedir. Demek oluyor ki, bu İslam itikadının bir rüknü değildir. Zira, malumdur ki, Kur’an ve hadislerde yer almayan konu ve inanışlar itikada konu teşkil etmez.

                İslam dışında kalan din ve inançlarda da benzeri inanışların bulunduğu bilinmektedir.

                Bir de Mesih inancı vardır. Ki, bu kavram Kur’an’da Hz. İsa hakkında kullanılan bir kavramdır.

                “Mehdi kıyametin kopmasından hemen önce gelecek ve İslam’ı hakim kılacaktır.” Bu inanışın tekraren vurgulayalım ki, İslam nazarında her hangi bir karşılığı yoktur.

                Şiilik mezhebinde ise Beklenen İmam inanışı vardır ve çok önemli bir akidedir.

                Hülasa birçok din ve inanç sisteminde Mehdi, Mesih ve Gaib İmam ve benzeri mistik itikatlar yer almaktadır.

                 Felsefeci ve İlahiyat uzmanı  Prof.Dr. Caner Taslaman’ın bu meyandaki değerlendirmesi şöyledir:

                “İslam literatürü açısından, Mesih denildiğinde Hz. İsa anlaşılır. Kur’an’da Hz. İsa’ya Mesih diye hitap edilir. Mehdi ise Kur’an’da geçen bir kavram olmamakla birlikte, sonradan İslam literatürüne girmiş bir kavramdır. Şii düşüncesinde Mehdi anlayışı çok daha önemlidir. Çıkış yerleri ile farklı beklentiler oluşmuş, genel bekleyiş Medine’de doğması Mekke’de ortaya çıkması yönündedir.

                Bana göre, Mehdi hadisleri uydurma olduğu için, aralarında pek çok çelişki oluşmuştur. Çıkışı ile ilgili pek çok alamet vardır. Mehdi ile ilgili en önemli unsur, Hz. Muhammed’den sonra gelecek en üstün kişi olması. “

                Böyle bir inanışın ortaya çıkışının sebebi ya da sebepleri üzerine de Taslaman şöyle der:

                “ Mehdicilik, tarih boyunca hep siyasetin, siyasi emellerin bir parçası haline getirilmiştir. Mehdiye Şiilik’te daha çok siyasetin bir parçasıdır. 12 İmam görüşü, Allah’ın bu ümmeti imamsız bırakmayacağı, iktidarın imamlara devredileceği yönündedir. Bir insana Allah’tan onaylı dediğinizde, onun yaptığı yorumu da dinselleştiriyorsunuz.

                Sünnilik bağlamında baktığımızda; birçok cemaatin kendi liderini Mehdi olarak nitelendirdiğini görüyoruz. Bir kısmı çok büyük cemaatler.. Bu tarz gruplarda müthiş bir hiyerarşi var, her şey, her mevki mehdi denen o kişiye bağlı oluyor. O şahsın emrini yapan kişi O şahsın emrini yapan kişi, Allah’ın emrini, buyruğunu yerine getirdiğini düşünüyor. Bu kişi, insanların emeklerini , hayatlarını kolayca sömürebilir.. “ ( Yeniçağ G. 20.01.2020)

                Netice olarak, bir Müslüman hakiki imanını muhafaza konusunda çok duyarlı ve dikkatli olmakla mükelleftir.

                Hiç farkında bile olmadan iman yitirilebilir, Allah muhafaza..

                Kur’an ve Sünnet çizgisinde yürümelidir.  Çürük inanç  ve batıl fikirlerden uzak durmak hayati önemdedir.

              Dolayısı ile Mehdi gelecek mi, gelmeyecek mi? Gibi temelsiz şeylerle  ilgilenmenin hiçi bir önemi ve kıymeti bulunmamaktadır..