Tevrat İŞLEYEN


HAYATA HAZIRLANMAK


Eğitim beşikten mezara kadar süren, aileden başlayarak okul ve sonrasında sosyal ve kültürel boyutlarıyla tüm yaşamımızda birlikte iç içe olduğumuz bir kavramdır. Kısaca eğitim yaşamın ta kendisidir de diyebiliriz. Kişinin gelişmesi; tecrübe sahibi olması ya da olgunlaşması gibi olgular eğitimin amacıdır. Konuyu daha da açarsak eğitim; düşünce ve davranış şekillerini değiştiren, geliştiren bir süreçtir. İnsanı daha iyiye, daha güzele, daha yararlıya ve daha mükemmele ulaştıran bir yaşama sanatıdır.

Eğitimi genel yönüyle anlatmaya çalıştıktan  sonra, çok iyi biliriz ki ailelerin, toplumların, ülkelerin hatta tüm dünyanın geleceği iyi ve doğru eğitilmiş nesillerle mümkündür.  İyi ve doğru eğitim de, öncelikle iyi ve doğru öğrenme ve öğretme ile başarıya ulaşır. O halde, iyi öğrenmek ve öğretmek için, büyük bir hızla gelişen teknolojinin eğitim alanında, insanlığa en  yararlı olabilecek şekilde ve olabildiğince kullanılması kaçınılmaz bir koşul olarak karşımıza çıkıyor. 

Düşünmeye zaman ayıramamak, ister istemez tembelliği de beraberinde getiriyor.  Bu nedenle çalışmayı sevmemek kaçınılmaz oluyor. Zaten her türlü bilgi, anında cep telefonlarında  ya da bilgisayar aracılığıyla avuçlarımızın içinde. Böylesine kolayca sahiplenmek, maalesef tatminsiz, doyumsuz ve sadakatsiz bir insan yapısının oluşmasına neden oluyor. 

Geleceğin umudu gençlerimiz ve çocuklarımız bu kadar kolay yaşama şansına sahip olmalarının sonucunda, bolca tüketmek, çabuk ve kısa yoldan para kazanmak, borsa ve bahis oyunlarında ustalaşmayı zorlamak gibi,  terlemeden zengin olmak   arayışları içindeler.İ şte bu realiteler ışığında eğitim sistemleri yeniden planlanmalıdır. 

Bu olumsuz şartları göz önüne aldığımızda, eğitimin artık ne kadar zorlaştığını açık ve net bir şekilde görüyoruz. Devamlı değişen dünya değerleri, küresel ekonomi, çok hızla gelişen iletişim sistemleri yalnızca milli değil, küresel anlamda da gençlerin eğitilmesi gereğini doğuruyor. 

Hal böyle olunca  bu yeni sistemde, her yaştaki çocuk ve gencin tüm modern iletişim sistemlerinden ve teknolojik gelişmelerden yararlanma ve öğrenme şanslarını oluşturmak zorundayız. 21.yüzyılın sorunlarını anlayacak, çözüm üretebilecek, sorunlara karşı ulusal, bölgesel ve toptan önlemler alabilecek düzeyde gençler yetiştirmeliyiz. 

İnsanlık gerçekten çok hızlı bir değişim ve etkilenme süreci yaşıyor. Bilgi birikiminde, bilgiye kolay erişimde, fevkalade hızlı, modern iletişim olanakları insanı adeta kendinden geçiriyor. Biliyoruz ki, yüz yıllardır her yeni buluşun, her yeni teknolojinin temel amacı, insana yaşamı kolaylaştırmak adına olmuştur. Ancak günümüzdeki insana, çok geniş adeta sınırsız olanaklar sunan tüm yeni teknolojiler yarar kadar zarar da getiriyorlar. 

Yaşam boyu öğrenmek asıl şimdi başlıyor. Öğrencilere, öğrenme arzu ve heyecanını diri tutmaları daha çok aşılanmalı. Beden sağlığı kadar, ruh ve akıl sağlığının da insan mutluluğu için çok önemli olduğunu biliyoruz Bundan böyle, insanı mutlu edecek, başarıya ve huzura taşıyacak yeni bir anlayış söz konusudur. Bu anlayış, devamlı öğrenerek, düşünerek, sosyal yaşamda aktif rol alarak amacına ulaşır.

Bu anlamda aslolan; geleceğe dair alın yazımızın, günümüz çocuklarının akıl, gönül ve çalışma kapasitelerine bağlı olduğunu bilmektir.  Sorgulayan, düşünen, evrensel kişiliğe kavuşmuş, kavrama gücü, eğitim ve öğretim düzeyi gelişmiş çocuklarımızın artan oranı doğrultusunda, iyi ve güzel bir dünya bizleri bekleyecektir. Yeni eğitim öğretim yılının başta öğretmenlerimiz olmak üzere, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.