Muzaffer GÜNAY


BOZTEPE’NİN  ADI NEREDEN GELMEKTEDİR?

BOZTEPE’NİN  ADI NEREDEN GELMEKTEDİR?


                                                   

     

                Yer adları bilimine Toponomi denir.

                Yer adları bilimi bizde pek gelişmemiştir. Oysa, beşeri coğrafya  toponomisiz eksik kalır. Her ismin bir hikayesi vardır aslında. Bilinmiyor olması bu hakikati  değiştirmez.

                Öteden beri  az çok merakım olmuştur yer adlarına. Daha çok da  tarihi olanlarına tabiatıyla. Çok ilginç hikayesi olan yer adları olduğu yine bilinen bir şeydir.

                Ordu’nu simgesi olan Boztepe’nin de bir hikayesi  var. Ama ben bunu henüz öğrendim.

                Memleketimizde  Boztepe  namı ile anılan bir çok yer olduğunun bilmem söylemeye gerek var mıdır? Her bir Boztepe adının  tarihi arka planı olup olmadığını ancak araştırmalar yapılırsa anlamak mümkün olabilir.

                Boztepe coğrafik bir isim. Bu nedenle bir hikayesinin olabileceği pek akla gelmez. Kıraç bir tepe olduğu için Boztepe denir. Böyle bilinir.

                Oysa, tarihi bir  olay yatıyor arka planında bizim Boztepe’nin. Hem de gerçek olma ihtimali hayli fazla olan bir rivayet.

                Sözlü kaynaklar pek önemsenmese de içinde gerçeklik payı olabilir. Ordu-Boztepe için de böyle. Biz Türkler, yer adları sahasında hassas değiliz. Bunun nedeni yer adları yani Toponomi ilmini önemsememiz olsa gerek. Söyleyip geçiyoruz, merak etmiyoruz, yazılı kayıt altına almaktan imtina ediyoruz.

Meşhur Boztepe’mizin ilginç bir hikayesi olduğunu yakın zaman önce öğrendim. Hüseyin Naim Güney’in Geçmişten Günümüze Ordu Kenti adıyla henüz yayınlanan kitabını okuduğumda anladım ki , Boztepe rastgele verilmiş bir isim değil.

Gerçi efsane olarak anlatılmış. Olsun,çünkü  her efsanede bir parça gerçeklik payı olduğu da bilinmektedir. Halk dilinde gerçekte yaşanmış olayların hayli abartıldığı da keza malumdur.

Efsaneyi derleyen merhum Murat Sükutî Karaca. Ordulu olmayan ama resmi görevle bir müddet  Ordu şehrinde ikamet eden bu kıymetli insan,Ordu hakkında yaptığı çalışmalarla büyük hizmet vermiş, bir çok bilinmeyeni gün yüzüne çıkarmış.

                BOZTEPE EFSANESİ

Murat Sükutî Karaca’nın 30 Ağustos 1967 tarihli Gürses Gazetesi’nde “ Boztepe’nin Efsanesi” adlı bir makalesi yayınlanmıştı. İşte o yazıdan bir bölüm şöyledir:

                “…………..Ordu’nun yaşlılarından öğrendiğimiz bilgilerin ışığı  ve elimizdeki belgelerin kayıtlarıyla Boztepe’nin aynı zamanda bir efsanesinin bulunduğunu söyledik. Bu renkli efsane, Ordu şehrinin efsanesiyle kaynaşarak yaşıyor. Boztepe’nin efsanesini, ( Mitolojik Yönleriyle Ordu Şehri) isimli etüdümüzü hazırlarken, Halil İbrahim Karadeniz’in yardımları ile derlemiştim. Halil İbrahim Karadeniz bu efsaneyi  Perşembe ilçesine bağlı Çınar köyünden Kâhyaoğulları’ndan teyzesi (Dudu) Kâhya’dan dinlemiş. O da elli yıl önce vefat eden babası Hüseyin Molla’dan dinlemiş. Boztepe hakkında anlattıkları şöyle imiş:

……….Vaktiyle Danişment oğullarından mücahitler Karadeniz bölgesine vak kuvvetleriyle akın etmeye başlamışlar. Buraya gelen akıncıların (Bozoğlan) adında bir başbuğları varmış. Bozoğlan, askerlerinin önüne düşerek , Allah yolunda, din uğruna küffara durmadan kılıç sallarlarmış. Bu şanlı Başbuğ’un Hz. Ali’nin atının adını taşıyan (Düldül )isimli bir atı varmış. Bu at, savaş esnasında dağdan dağa uçarmış, ayağının birisini bir dağa veya tepeye bastığı zaman, diğer ayaklarını da başka bir dağ ve tepelere basarak , üzerindeki savaşçıyı zaferden zafere ulaştırırmış. Bozoğlan’ın atı Düldül’ün bir ayağı bir gün bizim Boztepe’ye basıyor. Bu çevrede de küffarla günlerce süren savaşlar yapılıyor. Savaşlar esnasında, kahpe bir düşman tarafından arkasından kahpece vurulan bir kılıç darbesiyle ne yazık ki, Boztepe’nin bir köşesinde şehit düşüyor.

Bu şanlı kahraman şehit olduğu yere bir mezar yapılarak gömülüyor. Bundan sonra, Bozoğlan’ı koynunda saklayan dağa, (Bozoğlan Tepesi) deniyor. Halk bu kahramanları asırlarca unutmuyor.” ( Geçmişten Günümüze  Ordu Kenti, H.Naim Güney, s. 208,209)

 Bozoğlan adı zamanla Boztepe olarak hafızalarda yer eder.

----------------------------------------

Danişmnetli Beyliği , Alparslan’nın ünlü komutanlarından Emir Ahmet Danişment Gazi tarafından  1080 yılında kurulmuştur. Başşehri ilkin Sivas, sonrasında ise Niksar’dır. 1180’de tarih sahnesinden çekilen Danişmendoğulları  Beyliği’in Ordu topraklarında ilk ayak bastığı yer Aybastı Yaylası’dır. 1105 yılının yaz ortalarında düşman ordusu ile bu yaylada aniden karşılaşan Emir Ahmed Danişment Gazi’nin 6 bin kişilik ordusu tümüyle şehit olur. Kendisi de yaralanır. Üç gün sonra Niksar’da  vefa eder. Sonraları adına yapılan türbesi halen ziyaret edilmektedir.

Tarihi kaynaklarda Danişmentli Beyliği’nin Karadeniz sahillerine kadar indiğine dair bilgiler vardır.

Ayrıca, bazı yer adları o dönemlerden kalmadır. Kabadüz’de Melet Irmağı kenarında halen kullanılan Danışman ( Danişment) adıyla bir mevkii vardır. Ulubey’in kardeşler köyünde bir mevkiinin adı Talaşmayalağı( Danişmentliyalağı) olarak hala dillerdedir. Araştırma yapıldığı takdirde daha başka bilgilere ulaşılması mümkündür.

Ne demiştik?

Yer adları tarihe dair önemli şifrelerdir. Yeter ki çözmek için çaba gösterilsin. 09.12.2019