HUKUKSUZ YIKIM!

Ordu Belde Evler’ın yapımını üstlenen “İntaya&Özmen& Köksal Adi Ortaklığı”nın Avukatı Sezgin Yıldırım yıkılırken hukuk katliamı yaşandığını açıkladı.

Ordu’da bina yıkımı adı altında hukuksuz yıkım yapılarak adaletin yerlere serildiğine vurgu yapan “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”nın Avukatları bir basın açıklaması yaparak yıkımın hukuksuz yapıldığına dikkat çekti. “Ordu Büyükşehir Belediyesi, “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”nın, yüzde 22.5 hissesi Belediyeye ait “Belde Evler’in yıkımına başlarken “hak ve hukuk katliamı”na yol açtı. “Belde Evler Projesi”yle ilgili yaşanan hukuka aykırı bu süreç hakkında siz Sayın Basın Mensuplarına ve kamuoyuna kısaca bilgilendirme yapmak zaruri hale gelmiştir.” Diyen “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”nın avukatları şu açıklamalarda bulundu: BİNA İLK KEZ YAPILMADI “Belde Evler Projesi”nin gerçekleştiği yerde bulunan 7 katlı “Belde Oteli”, 1990 yılında hizmete açılmış ve “Belde Evler Projesi” gündeme gelinceye kadar da hizmet vermiştir. Yani, söz konusu alanda iddia edilenin aksine ilk kez bina yapılmamıştır. PROJENİN ORTAĞI BELEDİYE “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin 13.09.2017 tarihinde yaptığı ihaleye girerek, adı geçen ihaleyi kazanmıştır. Hasılat paylaşımı esasına dayanan söz konusu ihale, Ordu Büyükşehir Belediyesi Encümeninden de geçerek kesinleşmiştir. Bunun akabinde 19.10.2017 tarihinde yapılan Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşım Sözleşmesi ile Ordu Büyükşehir Belediyesi, gerçekleşecek toplam hasılat üzerinden yüzde 22.5 payla projenin ortağı olmuştur. Ordu Büyükşehir Belediyesi, ortağı olduğu projede, “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”ndan garanti miktarı olarak 46.023.750-TL tahsilat taahhüdü almıştır. “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”, projenin başlangıcından bugüne kadar Ordu Büyükşehir Belediyesine proje harçları ile birlikte yaklaşık 17.500.000-TL ödemiştir. İHALEYİ AÇAN ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’DİR Ordu Büyükşehir Belediyesi, “Belde Evler Projesi”nde;  Arsa sahibi, İmar şartlarını oluşturan,  Oluşturulan imara göre ihale açan, İhale sonucuna göre Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşım Sözleşmesi imzalayarak projeye bizzat ortak olan, Söz konusu inşaatın ruhsatını veren, Projelerini onaylayan, Kendi adına kat irtifak tapularını alan, Vatandaşlar tarafından projeden satın alınan konutların bedellerinin yatırıldığı banka hesabının da bizzat sahibi olan, İşin yapımının denetlenmesini 2 sene boyunca gerçekleştiren, Bu projenin gerçekleşmesini sağlamak için garantör konumunda bulunan, bir kurumdur. Aynı zamanda proje ortağıdır. ÇÖZÜM ÖNERİSİ ORTAYA KONULMADI Projeden daire satın alan vatandaşların haklarını aramak ve bugüne kadar yapılmış harcamaların akibetinin de öğrenilmesi amacıyla “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı” yetkilileri, defalarca Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler ile görüşme talebinde bulunmuş ve kendisiyle görüşme yapmışlardır. Yapılan bu görüşmelerde; Karşılıklı fedakarlıklarda bulunularak projenin ya kat azaltılarak makul ve kabul edilebilir şekilde yapılabilirliğini sağlamak, Projenin tamamen yıkılmasının düşünülmesi halinde ise; Projeden daire satın alan vatandaşların ödemiş olduğu bedeller,  “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı”nın yapmış olduğu harcamalar, Buna gore ortaya çıkan hak kayıplarının karşılanması, konularında Sayın Dr. Mehmet Hilmi Güler tarafından hiç bir çözüm önerisi ortaya konulmamış; hatta tarafımıza bu konuda bir geri dönüş bile yapılmamıştır. “Bakacağız, hukuk ne derse o ile geçiştirmiştir.” YAPI TATİL TUTANAĞI HUKUKSUZ Ordu Büyükşehir Belediyesi, “İntaya& Özmen&Köksal Adi Ortaklığı” ile yapmış olduğu sözleşmenin 35/c maddesinde belirtilen uzlaşma sürecini yürürlüğe koymaksızın, 23.07.2019 tarihinde “Yapı Tatil Tutanağı” düzenlemek suretiyle inşaatı durdurmuştur. Mevcut inşaatın yapımı sırasında projeye ve imara aykırı herhangi bir imalat söz konusu olmadığından;“İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı” tarafından yasal yollara başvurulmuştur. Ordu İdare Mahkemesi ve devamında Samsun Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. KIYI KENAR ÇİZGİSİNE TECAVÜZ İDDİASI Ordu Büyükşehir Belediyesi, sürecin başlangıcında devamlı surette emsalin yüksek olduğunu, böyle bir yüksek binanın yapılmasının uygun olmadığı iddiasını ileri sürmüş ise de; bu iddiasına dayalı olarak hukuken sonuç elde edemeyince, bu kez kıyı kenar çizgisine tecavüz edildiği iddiasını sonradan ortaya atmıştır. Oysa, İhale Şartnamesinin ekinde bulunan taşınmazın ihaleye çıkartılırken mevcut imar durumunu gösteren belgede inşaatın yapılmış olduğu alanın hiçbir şekilde kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığı açıkça belirtilmiştir. Ayrıca Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından bu projeye ait vaziyet planı, yerleşim planı onaylanmış ve bununla projeye ruhsat verilmiş, inşaata da bu şekilde başlanmıştır. Ordu Büyükşehir Belediyesi, yapı tatil tutanağı ile ilgili alınmış yürütmenin durdurulması kararlarının verilmesinden sonra bu kez, söz konusu projeyi durdurmak amacıyla “ruhsat iptali ve yıkım kararı” almıştır. Bunun üzerine “İntaya&Özmen&Köksal Adi Ortaklığı” tarafından Ordu İdare Mahkemesi ve Samsun Bölge İdare Mahkemesi’nden bu işlemle ilgili olarak yürütmeyi durdurma kararları alınmıştır. 3 KEZ YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLDİ Yukarıda anlattığımız hukuksal süreçte Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 3 ayrı işlemle ilgili (yapı tatil tutanağı, ruhsat iptali ve yıkım işlemi ile imar değişikliği işlemi) olarak tarafımızdan açılan davalar neticesinde yürütmeyi durdurma kararları alınmıştır. Özellikle yıkımla ilgili alınan idari işlemler yönünden 3 kez aynı Mahkeme tarafından “yürütmeyi durdurma kararı” verilmiş iken; sebebini anlayamadığımız bir şekilde son olarak aynı Mahkeme tarafından daha önce 3 kez verilen yürütmeyi durdurma kararına rağmen, bu kez yürütmeyi durdurma kararı talebimiz reddedilerek hukuka aykırı şekilde yıkım süreci başlatılmıştır. GELİŞİGÜZEL BİR ŞEKİLDE YIKIM YAPILIYOR Ordu İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma talebimizin reddedilmesine ilişkin bu karar henüz tarafımıza ve Ordu Büyükşehir Belediyesine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği halde; 11.02.2020 tarihinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından 200 kişilik zabıta ve polisten oluşan güvenlik güçleri de hazır edilmek suretiyle yıkım yapılmak amacıyla sabah saat 09.00 suları itibariyle inşaat alanına gelinmiştir. Sözleşme ile müvekkilin zilyetliğinde bulunan inşaat sahasına hukuka aykırı bir şekilde gelinerek yıkımla ilgili herhangi bir tebligat yapılmaksızın ve tahliye için hiçbir süre verilmeksizin, inşaat sahasında iş makinaları, inşaat malzemeleri ve taşeronlarımıza ait makina ve techizat bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir güvenlik önlemi de alınmaksızın gelişigüzel bir şekilde ve zorla yıkım faaliyeti gerçekleştirilmiştir. YARGI KARARLARI HİÇE SAYILIYOR Ordu Büyükşehir Belediyesinin yıkım işlemine esas aldığı projeye ait ruhsatın geçersizliğine yol açan imar değişikliğine ilişkin idari işlemle ilgili tarafımızdan açılan davada da 06.02.2020 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir. Bu karar neticesinde artık yıkımın dayanağı olan imar planı değişikliği ile ilgili idari işlemin yargı kararı ile yürütmesi durdurulmuştur. Görüldüğü üzere ortada geçerli ve uygulanması gereken bir yargı kararı varken, bu hiçe sayılarak Ordu Büyükşehir Belediyesince hukuka aykırı şekilde yıkım işlemlerine devam edilmiştir. Bu verilen yürütmeyi durdurma kararı gereğince yıkım faaliyetinin yapılamayacağı yetkililere bildirilmiş ise de; bu yöndeki itirazlarımız sonuçsuz kalmış ve hukuka aykırı olarak yıkım işlemi devam etmiştir. BELEDİYE İŞİN GÖBEĞİNDE Ordu Büyükşehir Belediyesinin de Belde Evler projesinin bir ortağı olduğunu belirten şirket avukatı Sezgin Yıldırım; “Daire satın alan insanlar sözleşmeyi bizle yapmıyor, belediyeyle yapıyor. Belediye işin tam göbeğinde. Belediye meclis üyeleri ve başkanların benzer durumlarda ceza hükmü aldığına ilişkin yargı kararları var.” dedi. KAMUOYU YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYOR Hukuka aykırı bir şekilde yıkımına başlanan Belde Evler yönetimi, gerçekleştirilen basın toplantısında açıklama yapan avukat Sezgin Yıldırım, bu süreçte kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini belirterek; “Belediyenin yapmış olduğu bir ihaleye müvekkilimiz adi ortaklık katıldı. İmar durumu yükseklik, emsal, her şey belediye tarafından belirlendi ve ihale şartnamesinde ortaya çıktı. Burada tatbikî yatırımcının uğradığı zararın birileri tarafından karşılanması gerekiyor. Sözleşmeye, hukuka aykırılık var. İhale açıyorsunuz, bir yatırımcı geliyor, 2 sene bir şey yok. Bu projeyle ilgili kamuoyunun bildiğinin aksine somut olarak bu projenin olduğu parselle ilgili açılmış bir dava yok.” dedi. Basın toplantısındaki önemli başlıklar ve Avukat Yıldırım’ın açıklamaları şöyle: RUHSATA AYKIRI BİR DURUM YOK! Projemizin inşaatının devamı sırasında, teknik elemanlarımızın bize verdiği bilgiye dayanarak projemizde imar kanunlarına, mevcut imarda belirtilen emsal ve imar kurallarına aykırı hiçbir durum yoktur. Bununla ilgili yapı taahhüt tutanağı düzenlenmiş, düzenlenen bu yapı taahhüt tutanağına ilişkin öncelikle, imar yasası gereği aykırı bir işlem yaptığınız zaman imar taahhüt tutanağı düzenlenir. Somut uyuşmazlıklar düzenlenen yapı taahhüt tutanağının hiçbir imara aykırı faaliyet olmadığına ilişkin, yürütmeyi durdurma kararı verildikten sonra davanın esası ile ilgili açılan kararda da nihai karar vermiştir. İdare mahkemesi iptal etmiştir. Çünkü ruhsata aykırı hiçbir işlem yapılmamıştır. “BELEDİYE PROJENİN ORTAĞI” İlk zamanlarda emsal yükseklik derken, iş döndü kıyı kenara. Dava dilekçelerinde bunlar yoktu. Bu inşaat 2 yıl süre ile devam etmiştir. Belediye hem projenin ortağıdır, hem de denetlemesini yapıyordu. Bu denetleme süresi içinde hukuka aykırı herhangi bir şey tespit edilmemiştir. Burada aslında başka şeyler var. Biz bir başka çekişmenin mağduru olduk. BİZ BİLGİLENDİRME YAPTIK İlk defa yapı taahhüt tutanağı düzenlendiğinde, bizzat Ordu’ya gelerek, daire satın alan insanlarla süreçle ilgili bilgilendirme yaptık. Bunu hukuka aykırı olduğunu, biz yasal yollara müracaat edeceğimizi, vatandaşların haklarını bağımsız mahkemeler önünde arayacağımızı, yürütmeyi durdurma kararı alacağımızı düşünüyoruz dedik. Ve süreç bizi haklı gösterdi yürütmeyi durdurma kararı aldık. Belediye bu projenin ortağı. Daire satın alan insanlar sözleşmeyi bizle yapmıyor, belediyeyle yapıyor. Belediye işin tam göbeğinde. Daire satın alan kişilerin ödedikleri paralar belediyenin hesabına geçiyor. Bize vermiyor çünkü belediyenin garantörlüğü var. Projenin başında biz bütün daireleri satsaydık, belediyenin nezdinden satış işlemi yapılıyor zaten paralar da belediyenin hesabına gidiyor. Bu paralardan yükleniciye nasıl para veriliyor, yaptığımız istihkaka göre serbest bırakılıyor bu paralar. Yatan paraların akıbetini öğrenmek için konuşmaya gittik ama öğrenemedik. “SÖZLEŞMELERDE BELEDİYENİN DE İMZASI VAR” Burada önemli olan büyükşehir belediyesi. Ordu’da yaşayan insan Ordu Büyükşehir Belediyesinin garantörlüğünü göz önüne alarak, projeye giriyor. Onun bu sözleşmeden taraf olduğunu düşünüyor. Sözleşmelerde belediyenin de imzası var. Belediye sanki bu projenin ortağı değil, bu projeyi ihaleye Belediye çıkarmadı gibi bir tutum izleniyor. Hukuka aykırı hiçbir durum yokken birden bire yıkım süreci başladı.” “PROJEDE KIYILAR VATANDAŞA AÇIK OLACAKTI” Kıyıların halka açık olması konusunda da değinen Av. Sezgin Yıldırım; “Daha önce bu alanda Belde Otel varken kıyılar halka açık değildi. Şimdi ise iddia edilenin tam tersine, projenin bitiminde burası halka açılıyor. Projede dükkânlar var, bu dükkanların çalışabilmesi için vatandaşın buraya gelip gitmesi lazım. Dolayısıyla projede zaten kıyılar halka açık bir şekilde yapılıyor. Projenin bitmiş halinde de görüldüğü üzere kıyıların tamamen vatandaşın kullanımına açık olduğu görülmektedir.” “KIYI KENAR ÇİZGİSİNE BİR TECAVÜZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR” Taşınmazla ilgili imar çalışması hakkında konuşan Yıldırım; “Bu taşınmaz ihale şartnamesinde ihaleye çıkartılırken, ekinde bu belgeyle ihaleye çıktı. Bu belgede kıyı kenar çizgi haritasının çekme mesafesi olarak 10 metrelik çekme mesafesinden sonra kalan yerde inşaatın yapılabileceği açıkça ortadır. İddia edilenin aksine kıyı kenar çizgisine bir tecavüz söz konusu değildir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilmiş ÇED raporu mevcuttur. Kıyı kenar çizgisine herhangi bir tecavüzün olmadığı ÇED raporuyla açıkça ortadadır.” MECLİS ÜYELERİ VE BAŞKAN CEZA ALABİLİR! “Eğer hukuk devletinde yaşıyorsak, haklarımızı hukuk çerçevesinde arayacağız” diyen Yıldırım; “Belediye meclis üyeleri ve başkanların benzer durumlarda ceza hükmü aldığına ilişkin yargı kararları var. Kimse bulunduğu makam ve mevkii kullanarak keyfi hale getirmesin. Eğer bizim yasaya aykırı yapmış olduğumuz bir şey varsa biz bunu bedelini ödemeye razıyız. Ama her şey hukuka uygunsa, birileri çıkıp ben bunu yaptırmayacağım derse hukuk devletinde en azından tazmin sorumluluğu söz konusu olacaktır.” diye konuştu. Haber: Cemil ORDU