“ÖĞRETMENLİK PEYGAMBERLİK MESLEĞİDİR”

Bu haftaki röportaj konuğumuz, gazetemiz köşe yazarlarından emekli öğretmen ve idareci Mehmet Ali Aydın. Biz sorduk hocamız cevapladı.
Bu haber 2016-09-15 12:08:30 eklenmiş ve 520 kez görüntülenmiştir.

-Daha sonra nerelerde görev yaptınız?

Seben’den sonra “eş durumundan” dolayı Giresun- Alucra İmam Hatip Lisesi’ne tayin oldum. 1983-86 yılları arasında üç yıl burada görev yaptım.Alucra2da da güzel hatıralarımız oldu. Hele kışları -35 dereceleri gören soğuklarla tanıştık. En büyük sıkıntımız ulaşım sıkıntısı olurdu. Bazen Giresun’dan Alucra’ya gitmek için 12 saat yolculuk yapardık. Hatta bazen Giresun ilinin bu ilçesine gitmek için üç vilayetten geçerdik.

Sabah Giresun’dan yola çıkar, Ordu, Ulubey, Gürgentepe, Gölköy, Mesudiye, Koyulhisar, Suşehri, Şebinkarahisar’ı geçer ve Alucra’ya varırdık. Kar, tipi ve zorlu hava şartları içinde yolculuk oldukça meşakkatli ama bir o kadar da zevkli geçerdi.

Üç yılımız dolunca Ordu’ya tayin istedik. Tayinimiz Derinçay (Gotana) Ortaokulu’na çıktı. Burada görev başladım ama çalışmadım. Eş durumundan tayinim Ordu Lisesi’ne yapıldı. Ordu Lisesinde 4 yıl çalıştım. Bunun son yılı Müdür yardımcılığı ile geçti. Buradan yeni kurulan Atatürk Lisesi’ne geçici kurucu idareci olarak atandık, sonrada kadromuzla bu okula geçtik. Aralıksız 13 yıl bu okulun Müdür Başyardımcılığı görevinde bulundum. Bu okulu arkadaşlarımızla birlikte Ordu’nun en gözde lisesi yapmayı başardık. 2003 yılında özel nedenlerden dolayı idarecilik görevinden kendi isteğimle ayrıldım.

Norm fazlası olarak 6 ay Ordu İmam Hatip Lisesi’nde çalıştım ve daha sonra Cumhuriyet Lisesi’ne tandım. Cumhuriyet Lisesi’nde kendi mezun ettiğim 10 öğrencimle birlikte öğretmen olarak çalışmanın zevkini yaşadım. 2010‘da 33 yıllık bir çalışma ha atından sonra emekli oldum…

 

-Hocam bu mesleği neden seçtiniz? Gençlere tavsiye der misiniz?

-Bilerek ve bilinçli olarak bu mesleği seçmedim. Hiç aklımdan da geçmemişti. Kaderin bir cilvesi ÖSYM beni öğretmen olmaya yönlendirdi ve öğretmen yetiştiren bir kuruma yerleştirdi. Ben aslında Gazetecilik ve Basın Yayın okumak istemiştim. Fakat nasipte bu varmış. 

 

Şimdi deseniz ki; pişman mısınız?   Hayır, asla. Yeniden bir meslek seç deseler yine öğretmenliği seçerim. Dünyanın en güzel mesleği ama hakkını vererek yapar ve karşılığını manen alırsanız. Ben çok şanslı bir öğretmenim ki, çok güzel öğrencilere denk geldim.

Gençlere tavsiye ederim ama öğretmen olmayı gerçekten istiyorlar ve öğrencilerle uğraşmayı seviyorlarsa. Yoksa kendilerine ve öğrencilerine işkence etmiş olurlar. Öğretmenlik bir peygamberlik mesleği ve insan yetiştirme yoludur. Şayet maddi anlamda öğretmenliği geçim yolu olarak görüyorsanız başarılı olmanız mümkün değil. Öğretmenlik manevi olarak insanın kendisini mutlu hissedebileceği en önemli mesleklerden biridir. Bu nedenle önceliğiniz öğretmenliğin hakkını vermek olmalıdır.

 

-Hocam meslek hayatınızda yaşadığınız sizce anlatılmaya değer olan şeylerden bahseder misiniz?

-Meslek hayatım ilginçliklerle dolu. Mesela meslek hayatımda oldukça fazla ilkleri yaşadım.

Seben Lisesi’nde ilk mezunları öğretmenliğimiz ilk yılında verdik. İlk dersine girdiğim sınıfta yaşça benden büyük öğrencim vardı. Adını hala hatırlıyorum Rahmi Güder. Alucra İmam Hatip Lisesi’nde İlk mezunlarımızı benim orada göreve başladığım yıl verdik. Alucra’da bir yılda üç stajyer öğretmenin rehber öğretmenliğini yaptım. Onların staj dosyalarını kendi ellerimle hazırladım. 

Atatürk Lisesi’nin kurucu Müdür Yardımcılarından biriyim. Bu okulun ilk mezunlarını biz verdik. Bu okulun ilk Müdür Başyardımcısıyım. Atatürk Lisesi’nde çalışırken Önce Anadolu Öğretmen Lisesi’nin kuruluşunda Müdür yardımcısı olarak görev aldım. Daha sonra Fen Lisesi’nin kurucu Müdür Yardımcısı olarak görev aldım. Yani her iki okulun kuruluşunda da idareci olarak görevlendirildim. İdarecilikten ayrıldıktan sonra görev yaptığım Cumhuriyet Lisesi de ilk mezunlarını benim zamanımda verdi.

Bu nedenle meslek hayatında benim kadar ilkleri olan başka bir meslektaşım var mı? Sanmıyorum galiba yoktur. Bu kadar ilkin bir insanın hayatında olması da oldukça ilginç.

 

-Hocam bize ailenizden de kısaca bahseder misiniz?

-Nimet Aydın’la evliyim. 34 yıllık bir evlilik hayatımız var. Çok şükür sade, huzurlu ve mutlu bir hayatımız var. Bu evlilikten, İki erkek ve iki kız olmak üzere dört evladımız var. Büyük oğlumuz Elektrik-Elektronik Mühendisi, Küçük oğlumuz Makine mühendisi, Büyük Kızımız Hafız ve İlahiyat mezunu Kur’an Kursu Öğretmeni. Küçük kızımız halen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenci. Büyük kızımız İnşaat Mühendisi bir delikanlı ile evli iki erkek torunumuz var. Yani dede olduk. 

 

 -Hocam Emeklilik nasıl geçiyor?

- İnsan hayatında emeklilik diye bir şey yoktur. Ölünceye kadar bir şeylerle meşgul olmak zorundayız. Emeklilik mevcut yaptığınız mesleğe resmi olarak ara vermektir. Yoksa Öğretmenin emeklisi olmaz rahmetlisi olur. Öğrencileriz büyüse ve yaşlansa bile siz hala onların öğretmenisiniz ve örnek aldığı kişisiniz bu nedenle onlara her zaman örnek olmak zorundasınız. Öğretmen olan öğrencilerinize emekli olsanız da danışmanlık yapmak durumundasınız. Emekli olduğunuzda belli kurallara bağlı olmaktan ve mesai kavramından kurtuluyorsunuz ve hayat yine devam ediyor.

 

- STK’larla ilginiz var mı? Bu konuda neler düşünüyorsunuz? Bizimle paylaşır mısınız?

Öğrencilik yıllarından beri STK’larla içli dışlı oldum. Bu tür kurumlar insanların sosyalleşmesi, gelişmesi ve hayatı öğrenmesi açısından çok önemli. Çok çeşitli, dernek, vakıf ve sendikalara üye oldum. Onların çalışmalarında aktif rol aldım. Bunlar sayesinde pek çok insanla çalışma ve tanışma fırsatı buldum. Halen de birkaç tane STK’ya üyeyim ve yönetiminde bulunuyorum.

Ayrıca bir STK temsilcisi olarak 2010’dan beri Ordu Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Mütevelli heyetindeyim.

İnsanların demokratik toplumun bir gereği olarak mutlaka en az bir tane STK’da aktif olarak görev alması gerektiğine inanıyorum. Asla bu tür çalışmaları angarya olarak görmeyelim. İnsanlara ulaşmanın yollarından biri de bu diye düşünüyorum. İnsan sosyal bir varlık olduğuna göre bu tür sosyal kuruluşlarda görev almalıdır.

 

-Hocam bildiğimiz kadarı ile gazetecilikle de bir ilgi ve alakanız var? Bu nereden kaynaklanıyor?

- Öğretmen olmanız ve özellikle Tarih Öğretmeni nedeniyle önemli gün ve haftalarda mutlaka size konuşma yapmak için görev verilir. Bu nedenle konuşma metinleri hazırlarsınız. Bu işi iyi yapıyorsanız başkaları da size konuşma metinleri hazırlatır. Bu nedenle sayısız konuşma metni yazmışımdır. Ayrıca uzun yıllar idareci olmam nedeniyle yazışmaları da yapardım, böylece yazı yazma konusunda tecrübe kazanıyorsunuz.

2006 yılında bir grup arkadaşla bir araya geldik ve bizim duygu, düşünce ve fikir dünyamıza hitap eden bir gazetenin Ordu basın hayatında olmadığını ve bu boşluğu doldurmamız gerektiği kanaatine vardık ve çalışmalara başladık. Bu sonucunda aynı yıl “ORDU HAYAT” gazetesini otuz ortak olarak kurduk. Daha sonra ortak sayımız on beşe düştü. Kurduğumuz gazetede haftada 2-3 gün köşe yazısı yazmaya başladım. Daha sonra gazeteyi yürütemedik ve devrettik ama benim yazma serüvenim devam etti. Şimdi de HÜRSES ve diğer bazı yerel gazetelerde yazmaya devam ediyorum. Devamı Haftaya...

RÖPORTAJ / SERCAN YAYLA
ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Gazi SOFT Haber Yazılımını Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi