HOBİLERİ ONUN İÇİN VAZ GEÇİLMEZLERİ

Bu haftaki “Bir Konu Bir Konuk” köşemizde yaptığı işten çok, sosyal aktivitelerle ön plana çıkan KT Grafik Ajansı sahibi Doğan Kadir Tüküç ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Yüküç’ün hayatından, yaptığı işten, yaptığı sporlardan bahserken, habilerinin onun için vaz geçilmez olduğunu da öğrendik.
Bu haber 2016-08-13 09:36:10 eklenmiş ve 401 kez görüntülenmiştir.

-Öncelikle sizi tanıyabilirmiyiz?

1986 Ordu doğumluyum, ilk ve orta okulumu Ordu merkezde okudum, liseyi Ordu Endüstiri Meslek Lisesi Elekronik bölümünde okuduktan sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Endüstüriyel Elektronik bölümünden mezun oldum. Şu anda da Açık Öğretim Fakültesi Kamu yönetimi son sınıftayım. Biz 3 kardeşiz, 1 tane ablam, 1 tane de kız kardeşim var. Ben 3 kardeşin ortancısıyım. 

 

-Elektronik bölümü okumanıza rağmen, neden grafik mesleğini tercih ettiniz?

Lisede eloktronik okudum, liseye bşlamadan önce elektronik eşyalara çok ilgim vardı. Lise çağından önce kaşık sapıyla evdeki elektronik eşyaları tamir etmeye çalışıyordum. Bende elektronik eşyalara karşı bir sevgi vardı. Ama elektronik okurken, o zamanlar yeni, yeni ortaya çıkan bilgisayara merak saldım. Hatta lise zamanımda bilgisayara merak saldığım için dersten kaçarak bilgisayar sınıfındaki derslere giriyordum. Grafikerlik mesleğine de bilgisayar ile haşır, neşir olduktan sonra merak saldım. İlk grafikerliğe 2002 yılında İstanbul’da naşladım. İlk önce meslek olarak değil de, sadece Photshop denilen programda yüz değiştirme, resim değiştirme gibi olayları öğrenmek için başladım. Aslında hobi olarak görüyordum. Ancak sonra hobimizi geliştirdik ve meslek haline getirdik ve 13 yıldır grafikerlik yapıyorum. Son 1 yıldır da KT Grafik Ajans olarak kendi iş yerimi açtım ve kendi işlerimi yürütüyorum. 

 

-Mesleğinizi gençlere tavsiye edermisiniz?

Grafikerlik mesleği çok farklı bir meslek, yani yaratıcılığınız varsa, eğer bir şeyleri üretmeyi seviyorsanız bu işi yapabilirsiniz. Bu şöyle bir şey, bir kişi geliyor size fikirlerini anlatıyor ve siz onu gerçeğe çeviriyorsunuz. Müşteri geliyor bir logo veya bir tasarım çizdirecek size duygularını ve fikirlerini anlatıyor, sizde o firkirlerden esinlenlenerek bir şeyler ortaya çıkartıyorsunuz, çıkan fikirler çerçevesinde de bu tasarım veya logo o iş yerinin vazgeçilmezi olabiliyor.  O iş yeri açık olduğu sürece de sizin eseriniz orada var oluyor. Eğer böyle yeteneği olan gençler var ise grafikerliği tavsiye ederim. Ama sadece benim esrim görünsün diye yapan gençlere de bu mesleği tavsiye etmem. 

 

-Mesleğiniz sizi maddi, manevi tatmin ediyor mu?

İşin iki farklı boyutu var. Daha önce uzun yıllar sektörde eleman olarak çalıştım. Farklı matbaalarda, farklı gazetelerde çalıştım. Çalışırken emeğinin karşılığını alanların çok fazla olduğunu düşünmüyorum. Biz emeğimizi alma konusunda bir tık daha üstündük. Çünkü bir iş yerinin mutfak kısmındayız, siz olmazsanız o iş yerinin mutfağında iş çıkamıyor. Biz insanların gözünde biraz daha sempati kazanabiliyorduk. O yüzden maddi kazan konusunda yüzde, yüz tatmin etmese bile yüzde 80 tatmin ediyordu. Son 1 yıldır, kendi iş yerinde olduğum süre zarfında maddi olarak tatmin oluyorum. Ancak ticaretle uğraşmak gerçekten zor. Ama maddi olarak emeğimizin karşılığını alıyoruz. Burada emeğinin karşılığını almaktan ziyade insanların mutlu olması sizi biri daha mutlu edebiliyor.

 

-Mesleğinizin zorlukları nelerdir?

Mesleğimizin zorluğu şu, grafikerlik yapıyorsunuz ve sürekli bir şeyler üretmek zorundasınız. Sürekli insanları dinleyip onların zevklerine hitap eden şeyler çıkarmak zorundasınız. Sonuçta zevk de göreceli bir şey olduğu için, biz o yüzden gün içerisinde  20 tane müşteriye, 20 tane ayrı zevjkleri önererek iş yapmak zorundayız. Ama biz bu mesleğe girerken bu zorluğu göz önüne aldık. 

 

-Bu mesleği seçmiş olmasaydınız, hangi meslek dalında ilerlemek isterdiniz?

Aslında en büyük hayallerimden bir tanesi pilot olmaktı. Aslında ilk okula başladığımda idealim doktor olmaktı. Ancak geçirdiğim bir operasyondan sonra doktor olmaktan vaz geçtim. Küçükken sol ayağımı kırdım ve iki kere ameliyat olmak zorunda kaldım. Bu süreçte de doktorlardan nefret ettim. O günden sonra doktor olmaktan vaz geçtim. Daha sonra pilot olmak çok istiyordum. Bunun içinde çok uğraştım ve mücadele verdim. Bir çok sınava girdim ancak geçirdiğim kazadan dolayı elenmek zorunda kaldım. 

 

-Mesleğinize dair bir anınız var mı?

Birden çok anım var ancak bir gazeteye başladığımda orada sayfa editörlüğü yapıyordum. Çok sevdiğim bir gazeteci abim olan Nedim Kovan ile bir anımız oldu. Ordu’da 2007 yılında bir fındık yapıldı. Fındık mitingi için biz sabahın erken saatlerinde alana çıktık. Miting yapıldı bitti, ancak yol tamamen trafiğe kapandı. Devasa bir kalabalık vardı. Trafik kapalı olduğu için bizlerde o esnada haber peşinde koşuyoruz. Akşam saatlerinde polis ve asker gelerek olaya müdahale edecekler diye bizlerde orada bekliyoruz. Bizlerde herhangi bir olaya karşı kendimizi korumaya aldık. Nedim abiye nereye saklanım dediğimde, İlk Adım Anıtının olduğu yerde duran askerlerin arkasına geçelim oraya gaz bombası düşmez dedi. Gittik jandarmanın tam arkasına girdik ve 5 dk sonra bir şey ayağımızın dibinde patladı. Bir tane gaz fişeği kapsülü ayağımızın dibine düştü ve hepimiz pert olduk. Orada Nedim abi kaçarken bir tane daha gaz bombası yedi ve en son gördüğümde yerde yatar bir şekilde yüzünü yıkıyordu. 

 

-Bu mesleği eçerken başkaları tarafından yönlendirildiniz mi?

Mesleği seçerken başkaları tarafından yönlendirilmedim ama şöyle bir şey var, bu mesleği başladığım zaman İstanbul’da bir nihat abim vardı, sadece ona sordum ve o bana bir kaç tavsiye verdi.  Bir deablamın çalıştığı etiket firmasının grafikeri olan Ahmet abi bana mesleğin artılarını ve eksilerini anlattı. Eğer bu yönlendirnme sayılırsa böyle bir yönlendirme aldım.

 

-Meslek dışında da bir çok aktivite ile ilgileniyorsunuz, bunlardan bizlere bahseder misiniz?

Benim iş hayatımın dışında olan sosyal hayatım daha aktif aslında. Biz sabah 8’de iş yerine gel akşam 6’ya kadar çalışıyoruz ama, gün içerisinde de sosyal aktivitelerimizle de uğraşıyoruz. Benim en çok zevkle yaptığım aktivitelerden bir tanesi oryantiring, harita ve pusula ile yön bulmadır. Aynı zamanda Oryantiringde Ordu il temsilcisiyim hem de 14 yıldır bu sporla uğraşıyorum. Oryantiring severek yaptığım bir spordur. Bunun dışında gene izcilik ile yapıyorum. İzviliği ilk okul çağında başladım ve 20 yıldır içerisindeyim. Bunun dışında dağcılık ve yamaç paraşütü ile de uğraşıyorum. Aslında aktiitelerim benim için vaz geçilmezim diyebilirim. Aslında iş yerini açmamda az da olsa hobilerimin payı var. O yüzden habielerimden vaz geçeceğimi sanmıyorum.

ÖZEL RÖPORTAJ/ 
SERCAN YAYLA
ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Gazi SOFT Haber Yazılımını Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi