OSMANLICA MEZAR KİTABELERİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ordu Eski Turizm İl Müdürü, Araştırmacı–Yazar Muzaffer Günay ile yaptığımız röportajda, yeni çıkardığı “Ordu İli Osmanlıca Mezar Kitabeleri” adlı kitabı hakkında konuşarak bir çok tarihi mezarlık hakkında bilgi edindik. Günay; kitabından bahsederken kültürel mirasımızın en değerli varlıklarının bir tanesininde mezarlıklar olduğunu belirtti.
Bu haber 2016-06-29 10:39:17 eklenmiş ve 877 kez görüntülenmiştir.

-Sayın Hocam, “Ordu İli Osmanlıca Mezar Kitabeleri” adlı son kitabınıza hayli emek vermişsiniz.Böyle bir çalışma yapmaya nasıl karar verdiniz?

-Birkaç yıldan beri böyle bir niyetim vardı.Geçen 25 sene zarfında Ordu’nun bir çok yerini gezip gördüm. Hala da devam ediyorum. İşte bu saha araştırmalarım esnasında tesadüf ettiğim atalarımızdan kalan mezar kitabelerini okumaya ve bir katalog halinde yayınlamaya karar verdim.Kültür mirasımızın en değerli varlıklarından biri çünkü bu mezarlıklar..

 

-Bu merakınızın arka planı nedir?

-Büyük Dedem Mola Süleyman Efendi,medrese tahsilini İstanbul’da yaptıktan sonra 40 yıl kadar Bolaman’da hocalık/müderrislik yapmış ve daha sonra da görevine köyümüzde (Ulubey-Kardeşler) devam etmiş. Dedemin kitapları ve İstanbul’dan annesine,babasına yazdığı mektupları hala muhafaza ediyorum.Yani bizde bu maya genetik olarak var.

 

-Osmanlıcanız çok iyi demek ki..

-Osmanlı Türkçesi diyelim isterseniz, evet, iyi sayılır. Hem İmam Hatip Lisesi’nde hem de Yüksek İslam Enstitüsü’nde Osmanlıca dersi gördüm. Yetinmedim yıllar içinde Osmanlı Türkçemi geliştirmek için okumalarımı hiç eksik etmedim. Televizyon belgeselleri için gittiğim bir çok yerde ya tesadüf ettiğim ya da bilerek görüp incelediğim Osmanlı döneminden kalma mezarlıklardaki o güzelim kitabeler hep ilgimi çekmiştir. Kendi kendime büyük bir sorumluluk hissediyordum.Hala da öyledir.

 

-Mezar kitabelerini okumak için ortalama bir Osmanlı Türkçesi bilmek yetiyor mu?

-Yetmiyor.Ta’lik,Rik’a,Sülüs ve Nesih türlerini iyi bilmeden mezar kitabelerini okumak mümkün olmuyor.Fakat azmederseniz, zamanla zaten bir meleke haline geliyor okuma işi.

 

-Proje olarak düşündünüz. Peki, daha sonrası?  Süreç nasıl gelişti?

-Açıkçası ilk başta yapacak olduğum çalışmanın kitap haline geleceği hususunda pek bir ümidim ya da kafamda netleşmiş bir fikir yoktu.Geçen sene bu vakitler Kültür ve Turizm Müdürümüz değerli dostum Uğur Toparlak ile makamında sohbet ederken,birden bire bu konuyu açtım.İyice anlattım enine boyuna.Müdür Bey,Bakanlığa sunulmak üzere bu konuyu bir proje halinde hazırlamamı önerdi.Akabinde konuyu sayın Valimiz İrfan Balkanlıoğlu Bey ile paylaştığımda memnuniyetlerini ifade ederek beni teşvik etti.Kısa sürede projeyi hazırlayıp Kültür Müdürlüğü’ne teslim ettim.

Fazla bir zaman geçmeden Bakanlığın projeyi uygun bulduğuna dair yazı geldi.Artık umudum artmıştı.Bu vesile ile başından sonuna kadar sürece büyük katkı sağlayan (o zamanlar henüz milletvekili olmayan) sayın Metin Gündoğdu’yu hürmetle anmak isterim.

Önümde artık bir engel kalmamıştı. Kendime göre bir planlama yaptım ve bu plana göre eski mezarlıkları teker teker dolaşarak kitabeli mezar taşlarını tespit ederek okudum.Yalnız okuma ile yetinmedim fotoğraflama da yaptım.

Üç ay içinde fotoğraflama ve okuma işlemini son aşamasına getirdim.Bakanlıkça belirlenen ölçütlere ve formata uygun olarak çalışmayı tamamlayarak Kültür Müdürlüğü’ne teslim ettim.

Birkaç ay sonra çalışmam kitap olarak çıktı.

 

-Tepkiler ne oldu?

-Daha yeni çıktı. Şimdilik iyi gibi..Gönderdiğim birkaç bilim adamı İlahiyat alimi önemli ve gerekli bir çalışma olduğunu söylediler..

 

-Kitabınıza hangi mezarlıkları aldınız?

-Toplam olarak 9 ilçeyi gezip dolaarak tespit ettiğim Osmanlı dönemi mezarlıklarında çalışmalar yaptım.Ajandam,fotoğraf makinem,kalemim,defterim ve tabii ki azık torbam. Akşamlara kadar tek başıma çalıştım.Yaz günleri olduğu için sıcaktan bunaldığım çok oldu ama çalışmalarıma ara vermedim.Bir an önce bitirmem gerekiyordu.Bakanlığın bana verdiği bir zaman vardı çünkü.

 

-Çalışmalarınız esnasında neler yaşadınız?

-Doğrusunu söylemek gerekirse,hayli zahmetli bir çalışma oldu.Bazı kitabeleri okumak gerçekten bana deveye hendek atlatmak tabirini hatırlattı.Mesela on satır var,dokuzunu okuyorsunuz ama birinde takılıp kalıyorsunuz.Saatlerce ter döküyorsunuz ve yine çözemiyorsunuz.Ne yapacaksınız bu durumda? Yaptığım şu oldu. Fotoğraflarını çektiğim kitabelerden okuyamadıklarımı akşam evde bilgisayara aktararak okudum. Buna rağmen yine okuyamadıklarım oldu az da olsa.Bunları Osmanlı Arşiv Uzmanı değerli dostum Adnan Yıldız Bey’e gönderdim.Kısa sürede okuyarak bana gönderdi.Bu vesile ile burada kendisine teşekkür ediyorum.Bir de börtü-böcek,yılan-çıyan korkusu var tabii. Bir keresinde elime yılan geldi,Allah biliyor ya,korkuyor insan..Başka başka zamanlarda da hiç bilmediğim tuhaf böceklerle de cebeleşmek zorunda kaldım, ama vazgeçmedim,devam ettim.

 

-Osmanlıca kitabeli mezar taşlarının olduğu mezarlıkları nasıl tespit ettiniz peki?

-Bir kaçını biliyordum önceden. Ayrıca,kimi tanıdıklarla veya arkadaşlarla da teşrik-i mesai kurup bilgiler alarak ilgili mezarlıkları gezip gördüm.Bu çalışmalarım sırasında yöre insanlarının gösterdiği ilgi ve verdiği destek çok kolaylaştırdı işimi. Ne kadar teşekkür etsem azdır onlara..Hiç tahmin etmediğim yerlerde pek muhteşem mezar taşları görme imkanını böylece elde etmiş oldum.

 

-Muhteşem, dediniz, nasıl yani?

-Kimi kitabeler ve mezar taşları gerçek manada bir sanat eseri. Hakkaklık ve hattatlık (taşa kazıyarak yazı yazma) zor fakat aranan meslekler idi o zamanlar.Bu günkü gibi teknik imkanlar yoktu. Fakat buna rağmen gerek yazı,gerekse süsleme sanatı bakımından tam manası ile birer sanat eseri olan epey kitabeli mezar taşı(şahide) var mezarlıklarda.Çok pahalı ve çok zahmetli bir sanattı kitabe işi..Maddi durumu iyi olmayanların nitelikli ve sanatlı kitabe hazırlatması hayal idi.

 

-Hangi ilçelerdeki mezarlıkları araştırdınız?

-Altınordu, Perşembe, Fatsa, Kumru, Ünye, Gölköy, Ulubey, Kabadüz ve Gülyalı ilçelerindeki mezarlıkların bir kısmını gezip gördüm.

 

-Öteki ilçelerde kitabeli mezarlar yok mu?

-Olmaz olur mu? Daha ne mezarlıklar var.

 

-Bunları ne zaman gezip görmeyi düşünüyorsunuz?

-Kitaplaştıramadıktan sonra pek de içimden gelmiyor doğrusun söylemek gerekirse.. Çünkü çok zahmetli bir iş.Kültür Bakanlığı bu işin öncülüğünü yaptı,Valiliğimiz adına Kültür Müdürlüğü kitabı bastırdı. Finans meselesi nihayet.Kaynak temin edebilirsem diğer mezarlıkları da kitap haline getirmek istiyorum.

 

-Bu alanda bir ilke mi imza attınız?

-Lokal olarak bazı çalışmalar yapıldığını söylemeliyim. Ama Ordu genelinde bir çalışma olarak sanıyorum bu bir ilk çalışma.

 

-Biraz daha açar mısınız?

-Birkaç yüksek lisans tezi var bu manada. Bir de Efirli Mezarlığı ile ilgili kitap çalışması olmuş ama ben ulaşamadım.Başka var mı,yok mu bilmiyorum doğrusu..

 

-Kitabelerde ne gibi bilgiler var?

-Önce dua cümlesi veya cümleleri ardından,ölümle,ahiretle ilgili beyitler veya ibareler..En başta ise Allah’ın değişik isimleri olur genelde.Kitabelerde eğitim-öğretim durumu,meslekler,salgın hastalıklar,ileri gelen aileler,yöreye nereden ve kimlerin geldiği,tekke ve zaviyeler ve buralarda şeyhlik yapanlar vb gibi oldukça ilginç bilgiler var.

 

-Bir, iki örnek vermesini istesek?

Hüve’l-Baki

Dâr-ı fenadan bekaya

Eyledi rıhlet

Hak yerini eylesin

Ravza-i cennet

Hacı Mustafa

Zade Kahraman

Efendi’nin

Ruhu için

Fatiha

Sene 1300

Edebi değeri yüksek bir kitabe ise şöyledir :

Hüve’l-Baki

Meskenim dağlar başı sahraya hacet kalmadı

İçtim ecel şerbetini Lokman’ a hacet kalmadı

Hep onuldu yaralarım cerraha hacet kalmadı

Hak ile yeksan oldu dünyada rahat kalmadı

Merhum ve mağfur Hacı Mustafa Ağa zade

Hacı İbrahim Ağa ruhu için

Fatiha

Fî 10 Ağustos sene 1311

 

-En eski mezarlık nerede?

-Bu meyanda kesin bir şey söylemek gerçekçi olmaz.Mezartaşı değil ama en eski tarihli kitabe,Mesudiye’nin Kaleköy mezarlığında. Hicri 846 tarihli. Miladi olarak 1442’ye karşılık geliyor.Bundan daha eskisini ben görmedim.

Ayrıca, Altınordu Hatipli, Eskipazar, Sağırlı, Gülyalı Turnasuyu Çobanlı Mahalle mezarlıkları en kadim mezarlıklardan bir kaçıdır.

 

-Kitabınızda geçen en çok kitabe hangi ilçede?

-Perşembe, 94 kitabe ile ilk başta.Ardından Ünye geliyor..

 

-En çok geçen erkek isimleri?

-Mehmet (Muhammed), Mustafa, Ömer, İbrahim, Hasan, Hüseyin, Osman, Ali, Abdullah, Ahmet, Mahmut, Bekir ve İsmail.

 

-En çok geçen kadın isimleri?

-Fatıma, Aişe, Hatice, Havva, Zeynep ,Esma, Firdevs, Ümmü Gülsüm, Zekiye, Halime..

 

-Verdiğiniz bilgiler için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.

 

-Ben de teşekkür ederim..

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Gazi SOFT Haber Yazılımını Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi