vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
vibratör   vibratör   izmir sex shop   izmir sex shop    sex shop   saç bakım   jartiyer takımı   sex shop   işitme cihazı   pet shop  
bodrum escort bakirkoy escort

HİZMET İÇİN DOĞDUĞU TOPRAKLARA GERİ DÖNDÜ

Giresun Üniversitesi İnşaat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Atilla Gürhan Çelik, 26 yıldır çeşitli üst düzey görevlerde bulunduğunu, amacının ilk olarak Mühendislik Fakültesi’nin alt yapısını güçlendirmek, daha sonra ise eğitim kalitesini yükseltmek olduğunu dile getirerek, kısmet olursa 2022 yılında ise milletvekili olarak Ankara’da bulunup, Ordululara hizmet etmek istediğini bildirdi.
Bu haber 2019-02-11 09:10:12 eklenmiş ve 283 kez görüntülenmiştir.

Yıllardır gurbette yaşadığı ifade eden Doç. Dr. Atilla Gürhan Çelik, devlet için 21 yıl çeşitli görevlerde bulunduğunu, bundan sonra ise memleketine hizmet etmek için Ordu’ya geri döndüğünü söyledi.

Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Güfer Aktaş Hekim’in sorularına içtenlikle yanıt veren Çelik, 2022 yılında milletvekili olabilmek için mücadele edeceğini bildirdi.

 

-Sizi tanıyabilir miyiz?

Giresun Üniversitesi İnşaat Bölümü Başkanıyım. Ayrıca Giresun Üniversitesi Öğretim üyesiyim. 2015 yılında AK Parti Ordu Milletvekili aday adayıydım. Ankara bürokrasinde yaklaşık 18 yıl görev yaptım. Onun öncesinde de yurt dışında belli üniversitelerde görev yaptım. 21 yıllık Devlet hizmetim var. 8 aydır da Giresun Üniversitesi’nde görev yapıyorum. Buraya hizmet etmek adına, burayı toplamak adına çalışmalarımıza devam ediyoruz. Giresun Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü yeni kurulmuş bir yer. Yaklaşık 4-5 yıllık bir bölüm. 168 öğrencimiz var. Şuan 3. Sınıf öğrencilerini okutuyoruz ve gelecek yıl ilk mezunlarımızı vereceğiz. İnşaat Mühendisliği bölümü olarak, bu hem Ordu hem de Giresun için bir bölüm. Bu alanla ilgili çalışma yapmak ve bölgeyi geliştirmek üzere adım atacak bir bölüm. Sayın Bakanımız Hilmi Güler’le beraber Enerji Bakanlığı’nda çalıştığımız dönemlerde Ankara’da 100’e yakın projenin içerisinde yer aldım. Bu çalışmalarımızın birçoğu Endüstriyel sektörün uygulamalı alanlarında yer bulmuş, ticari katma değere dönüşmüş, ülke ekonomisine katkı sağlamış çalışmalardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu konuyla ilgili bilgileri yakinen var. Ordu’nun Karacaömer Mahallesi’nde doğdum. Tabii biz burada temelden yetiştiğimiz için çiftçiliği de iyi biliyoruz. Bölge sorunlarının neler olduğunu, çok iyi biliyoruz. Bu anlamda da bölgemize katkı sağlamak amacıyla memleketimize dönüş yaptık. Yaklaşık 8 aydır memleketimizdeyiz. 

 

-Giresun Üniversitesi’ndeki hedefiniz nedir?

Tabii Giresun Üniversitesi yeni kurulmuş bir Üniversite. Ben Orduluyum ama biz çalıştığımız alanda sürekli gelişme sağlayan, büyüyen bir yapı içerisinde olan insanlarız. Bu anlamda Giresun Üniversitesi’nin açığını kapatmak, sorunlarını çözmek üzere hem Rektörlük makamıyla birlikte hem de Dekanlık makamıyla birlikte çalışmaları koordineli bir şekilde yürütüyoruz. Giresun Üniversitesi’ni özellikle İnşaat mühendisliği alanı itibariyle layık olduğu yere getirmek için çalışmalarımız devam ediyor.

 

-Ordu’nun sizdeki yeri ve önemi nedir?

Ben 26 yıldır gurbetteyim. Biz 18 yaşımızda yani çocuk diyebileceğimiz bir yaşta Ordu’dan ayrıldık. Dönem dönem fındık zamanlarında Ordu’ya geldik, bayramlarda geldik. Bu süre zarfında Ordu’da bulunduk. Özellikle siyasi çalışmalarımız oldu ve dönem dönem yine Ordu’ya geldik. Ordu bizim için çok önemli. Memleketimiz olduğu için, gömüleceğimiz yer burası olduğu için hiçbir zaman vazgeçemedik. Zaten vazgeçmiş olsaydık da Ankara’dan buraya gelmezdik. Herkes buralardan ayrılıp büyükşehirlerde yaşamak isterken, biz memleketimize dönüp yaşamayı tercih ettik. 

 

-Gurbetten dönüş mü yaptınız?

Gurbetten memleketimize dönüş yaptık. 26 yıllık bir gurbetlik sürecinden sonra bunun 3 yılı yurt dışı olmak üzere memleketimize temelli dönüş yaptık. Tekrardan memleketimden başka yere de gitmeyi düşünmüyorum. Çünkü yeterince görev yapıp çalıştık. Devletimizin bize verdiği görevleri yaptık. Ankara bürokrasi defteri kapandı bizim için. Ama dönersem 2022 yılında milletvekili olarak dönerim Ankara’ya. Bu şekilde dönebiliriz. Ben Devletimizin bize verdiği görevleri lâyıkıyla yapmaya çalıştım. Bundan sonraki süreçte de milletvekilliği görevi tebliğ edilirse yine verilen görevi lâyıkıyla yerine getiririz. Herkes diyor ya bir şeyler sunulursa, işte kendini ağırdan satıyor. Öyle bir şey yok. Ben bu görevleri yeterince yaptım. Lâyıkıyla yapmaya çalıştım. Bundan sonraki süreçte de bir görev tebliğ edilir diye umuyorum. Biz de verilen görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışırız. 

 

-Siyaset ve eğitim alanında bir hedefiniz var mı?

Siyaseten bir milletvekilliği arzusu içerisindeyim. Akademik olarak da zaten 2 buçuk yıl sonra Profesörlük sürecim tamamlanıyor. Eğitim alanında ben üniversite ve 20 sene önce asistanlık yapmış birisi olarak geri döndüğüm zaman eğitimin çok sıkıntılı olduğunu görebiliyorum. Yani o iki analizi yapabilme şansına sahip oldum. Şuanda biz yüzde 80’ler seviyesindeki eğitim kalitesine itiraz ederken, eğitim seviyesinin yüzde 20’lerde olduğunu görebiliyoruz. Bunun analizini yapabiliyoruz. Onun için eğitim kalitesini kendi bulunduğum alan içinde yükseltmek, güçlendirmek, buradan mezun olan bireylerin daha kaliteli olabilmesini sağlama adına uzmanlık alanımla ilgili gerekli özveriyi gösteriyorum. Hedefim bu bölüm için söylersem özellikle personel rejimini iyileştirmeye çalışıyorum. Sağ olsun Rektör Hocam da buna müsaade etti. Yaklaşık 3-4 tane arkadaşımızı aramıza katmak üzereyiz. Asistanımızı aldık. İkinci hedefim olan altyapı için çalışma yapıyoruz. Tecrübemiz yüksek. Ankara’da Bor Araştırma Enstitüsü’nde çalıştığımız dönemlerde daha düne kadar önemli laboratuvarlar kurdum. Kurucusuyum. Yani 10 milyon seviyelerine kadar rakam olarak da söyleyebilirim. Burada da bir ufak ölçekli bir altyapı çalışmaları içerisinde ikinci hedefim olmak üzere altyapıyı güçlendirmek olacak. Üçüncü hedefim de eğitim kalitesini arttırmak olacak. Bu planım 3 yıllık Bölüm Başkanlığım süresince gerçekleştireceğim. Bunları yaptıktan sonra da siyaset içinde aktif olarak çalışacağımı düşünüyorum.

 

-Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü’nde görev yaptınız. Bor madeninin geleceğini nasıl    görüyorsunuz?

Bor, Türkiye’nin önemli bir kaynağıdır, fındık da öyle. Biz 2003 yılında Sayın Bakanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’le beraber yola çıktığımızda Bor madenin yüzde 70’i bizde olmasına rağmen, biz hammadde olarak satıyoruz. Rakam olarak verirsek 2 milyar dolarlık bir bor pazarından bahsedebiliriz. Bor madeninden yüzde 60’ı ile 70’i Türkiye Eti Maden İşletmeleri kazanıyor ama 50 milyar ile 100 milyar dolar arasında bir pazardan bahsediliyor. Bu doğrultuda da yapılan çalışmalar uç ürün teknolojilerini yaklaşık 100’e yakın uç ürün sektöre kazandırıyor. Yani ülke içinde kullanabilecek hale geldi bir tanesi de borun deterjanı. Yine bir çeşit gübre devreye girecek. Yine dediğim gibi teknoloji çalışmaları oldu. Birçok çalışma alanları itibariyle geliştirilmiş olan ürünler Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü bünyesinde yapılıp Eti Maden İşletmeleriyle beraber sektöre arz edildi ve başarılı sonuçlarda alındı. Ben 2003-2018 yılları arasında Bor Araştırma Enstitüsü’nde her kademede çalıştım. Genel itibariyle uzman olarak, proje direktörü olarak, koordinatör vekili olarak, başkan yardımcısı olarak görev yaptım. Ve birçok hizmetimiz de olmuştur, şahsım adına söyleyeyim. Önemli laboratuvarlar kuruldu. Önemli işler başardığımızı düşünüyorum. Meyvelerini de aldık. Bunu tabii Sayın Bakanımız Hilmi Güler de arz ediyor, söylüyor. Beraber çalıştık. Tabii bizim bölgede fındık uç ürünlerine ulaşabilmemiz gerekiyor. Ayrıca orta ölçekli ağır sanayiye ihtiyacımız var.  Üniversitenin bir Teknokent planlaması var. Yakında deklare edecekler. Bulancak bölgesinde hem teknopark hem de teknoloji transfer ofisi dediğimiz ofislere ihtiyaç var. Teknopark’ın kurgulanmasıyla beraber benim de kendimin bir iki tane ürünümü piyasaya arz edeceğim. Önemli bir atılım olacak. Orta ölçekli bir sanayinin kurulması demek işsizlik ve istihdam noktalarının bir miktar önüne geçilmesi demek. Bu şekilde de hedefleri söyleyebilirim. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü çalışmalarına devam ediyor. Tabii benim buraya gelmem biraz sancılı olmuştu. Benim Ordu’da bir iki tane projem var ve devam ediyor. Enstitünün altyapıları yaklaşık 18 milyon dolar. Altyapının iyileştirilmesiyle ilgili 4. yılda oraya katkımızı sunuyoruz. Yine yüksek teknoloji bir kaç tane askeri savunma sanayini geliştirici çalışmalar var. Bunlara ayda bir gitmek suretiyle katkımı doğrudan koymaya çalışıyorum. 

 

-Patenti size ait olan önemli çalışmalarınız var mı?

Akademik çalışmalarımız devam ediyor. Bilimsel çalışmalarımız var. Yoğun tempoda devam ediyor. Yurt dışı programlarımız var. Davet edildiğimiz kongreler, bilimsel sempozyumlar var. Benim 3-4 tane patentim var. Borlu çimentoda bunlardan bir tanesi. Ordu-Ulubey yolunda yaptığımız beton yol Türk Çimento Müstahsilleri Birliği, Devlet Su İşleri ve Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü ortak işbirliğinde yapılmış olan çalışmaların neticesinde çıkmış olan bir ürün ve patenti bize aittir. Onun dışında farklı yapı malzemeleriyle ilgili, farklı teknolojik ürünlerle ilgili patentlerimiz var. Patentlerde ticari ürün şeklinde. 

 

-İnşaat sektörünün son durumunu nasıl görüyorsunuz?

İnşaat sektörünün gidişatı iyi gözükmüyor. Çünkü maliyetler çok fazla arttı. Benin inşaat Mühendisi Bölümü olarak belki söyleyebileceğim bir ifade değil, belki ama üretim değil inşaat. Şimdi üretim olarak, imalat olarak lanse edilmiş olmasına rağmen öyle değil. Çünkü üretim dediğiniz zaman döngünün sürekli devam ediyor ve katma değerlerinin yüksek olabileceği bir alandan bahsedebiliriz. Mesela bir fabrika olabilir. Ama inşaat sektörü maliyetlerin artması, bir pazarının olması, satış noktalarında sıkıntılar yaşanmaya başlanması, imalat maliyetlerinin yüksek olmasından kaynaklı durağan bir hale gelecektir, önümüzdeki süreçte diye düşünüyorum. Türkiye’de önüne gelen müteahhit olmuş. Ben bunu görebiliyorum. Bir miktar parası olan hemen müteahhitliğe soyunuyor. Buna da dur demek lazım. Bu işin bir kalitesinin olması lazım. Bu işin bir görselliğinin olması lazım. Bu işin bir standardının olması lazım. Ben Türk Standartları Enstitüsü Nükleer Standartları Komisyonu başkanlığı yaptım 4 sene. Yaklaşık özellikle nükleerle ilgili standartları oluşturmamız gerekiyor. Yani nükleer santral yapacağız ama bir standart ortaya koymanız gerekiyor. İnşaat sektöründe de bu standartlara ihtiyaç var. Herkes bu işi yapmamalı. Bir ikicisi de bu bölgede yaşıyoruz. Bu bölgenin yaşanabilir bir hale gelmesi lazım. Bunun bir standardı, bunun göze hitap edecek şekli, bir tasarımı olmalıdır. Bu açıdan da çalışmalar yapılmalı diye düşünüyorum. İnşaat sektörünü çok umut vaad edici görmüyorum. 

 

-Geçmişte Hilmi Gülerle çalıştığınızı söylediniz. Bu dönem için ne düşünüyorsunuz?

Ben Sayın Bakanımız Hilmi Güler’i Ordu için bir şans görüyorum. Çünkü son derece yüksek tecrübeye sahip, önemli projelere imza atmış bir siyasetçi, bir bürokrattan bahsediyoruz. Doğru planlamalarla, doğru çalışmalarla, doğru yönlendirmelerle Ordu’nun ben bir Ordu daha olacağını, Karadeniz’in parlayan yıldızı olacağını samimi bir şekilde söyleyebiliyorum. Bakan beyin Ordu’ya çok katkısı olacaktır. Özellikle kaynak oluşturma adına kendisi de 200’e yakın projesi olduğunu söylüyor. Projenin neler olduğunu bilmiyoruz ama önemli projelere imza atacağını düşünüyorum. Hilmi Bey, Devlete çok katkı sağlamış enerji alanında 2002 yılında Bakanlığından itibaren Türkiye enerji politikasını şekillendirmiş bir insandan bahsediyoruz. Ve onun projelerinin devam ettirildiğini ben görüyorum. Özellikle fiyatların aşağı çekilme aşamasında, malum biliyorsunuz enerji fiyatlarımız çok yüksek bunun sebebi dar boğazlıktır. Yani enerji açığımız, üretim açığımız çok kısıtlı olduğu için ama bu politikaları oluşturan Hilmi Bey’di. Bakanlığın ilk beş yılında elektrik paralarına zam yaptırmamıştı. Bunu herkes bilir. Ordu içinde çok güzel yapacağı işler var. Bizde bu doğrultuda ona destek olacağız. Görev alalım, almayalım. Sonuçta Ordu’da biz yaşayacağız. Ordu’yu eğitimden, sağlığa, mimarından inşaatına, sanayisinden altyapısına bizim sahip çıkmamız ve önümüzdeki beş yılda da bunları tesis etmemiz gerekiyor. Bizim geleceğimiz için. Bu mikro bakıştır. Makro baktığımızda ise Türkiye’ye de katkı sunacaktır. Önemli sanayi kuruluşlarını Ordu’ya getirecektir.

 

-Son olarak neler söylemek istersiniz?

Orduluyuz. Ben Ordu’ya severek döndüm. İnsanlar bazen niye geldin diye soruyor. Ben severek geldim. 26 yılım gurbette geçti. Giresun’dayım ve hala gurbetteyim diyorum. Ordu’ya yürüme mesafesindeyiz. Ordu’yu seviyoruz. Hizmet etmek istiyorum. Sayın Bakanımızla sohbet ettik. Kendisine şunu söyledim. Benim yapacaklarım var, yapamayacaklarım var. Biz görevden kaçmıyoruz. Üstümüze düşeni yapmaya hazırız. Ne derseniz emrinizdeyiz dedim. Özellikle istihdam ve göç konusunda ben Ordu’nun çocuğu olarak elimden geleni yapmaya hazırım. Röportaj: Güfer Aktaş Hekim

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA