İLAÇLARIN FARKINI VATANDAŞ ÖDEYECEK

Ordu Eczaneler Odası Başkanı Koray Karamanlı,” İlaç fiyatlarının artmadığını fakat devletin ilaç ödemelerinde tasarrufa gittiğini ve farkın da vatandaştan alındığını” söyledi.
Bu haber 2014-10-20 08:00:51 eklenmiş ve 1580 kez görüntülenmiştir.

Ordu Eczaneler Odası Başkanı Koray Karamanlı,” İlaç fiyatlarının artmadığını fakat Devletin ilaç ödemelerinde tasarrufa gittiğini ve farkın da vatandaştan alındığını” söyledi.

 

“Vatandaşın eczanelere ödediği para arttı”

Karamanlı yaptığı açıklamada,”İlaca zam olmadı ilaç aynı fiyat fakat devlet ilacın 8 lirasını ödeyeceğine 6 lirasını ödemeye başladı. Devlet bu ilacın farkını vatandaştan almaya başladı, yani kendi ödediği kısmı azalttı. İlaç farkı da artmadı ilaca zam da söz konusu değil. Devlet bir ilaç gurubunda 8 lira ödüyordu. Daha sonra Devlet dedi ki ben bunun en ucuzunu öderim üstünü vatandaş verir dedi. 

Aslında fiyat farkı arttı ilacın fiyatı artmadı. Yani vatandaşın ödediği miktar arttı. Sosyal güvenlik açısından çok ciddi rakamlara ulaştı zaten bu ilaçtan kaynaklanan bir şey değil. Zaten ilaç 10 yıldır geriye gidiyor. Ama tasarruf kalemi olarak ilk işi ilaç olarak gördükleri için ilk işi ilaçtan yapıyorlar. Biz zaten önceden hastadan muayene ücreti alıyorduk. Hastadan ilaç fiyat farkı da alıyorduk. Onun haricinde katılım payı dediğimiz şeyde var, yüzde10 yüzde 20 gibi. Bunları alırken fiyat farkı biraz daha arttı. Bazen vatandaş geliyor 3 liralık ilaç alıyor, bizim aldığımız para 3 liralık ilaçta 40 lira oluyor. 3 liralık ilaçta yüzde 10’luk karımız varken biz 30 lira 40 lira para alıyoruz. Devletin parasına biz tahsildarlık yapıyoruz. Tahsildarlık yaparken sıkıntımız parayı almak yerine parayı neden aldığımızı anlatmakla geçiyor. Çünkü bir rakam söylüyorsunuz, hasta haklı olarak soruyor, bu niye geldi niçin geldi, 10 lirası muayene ücreti, 15 lirası fiyat farkı, 3 lirası katılım payı, yani bunu anlatırken bizim hastaya ilacı anlatmaya vaktimiz kalmıyor. 

 

“Eczanecilere angarya

 işler yaptırılıyor”

Biz mesleğimizi yapamaz konumuna geldik. Yani eczanelerin üzerin de yazılan eczane yazılarını kaldıralım muhasebe ile ilgili yazı koyalım, tahsildar yazalım. Çünkü bizim tahsildarlığımız daha ön plana çıktı. Devlet bizi angarya işi için kullanıyor. Bizim de sıkıntımız bizim parayla işimiz olmasın istiyoruz. Biz bunu bir türlü vatandaşa anlatamadık. Vatandaşla biz yüz yüze geliyoruz, ama para bizim değil. Başkasının parasını almak için fedailik yapıyoruz. Böyle bir sıkıntı Anayasaya da aykırı, insanlara angarya iş yaptıramazsınız diyor ama devlet bize angarya iş yaptırıyor. Bundan bir kazancımız da yok bizim. 

Bir de şöyle bir sıkıntımız var, biz meslek için yemin etmiş insanlarız. Biz 5 senelik bir eğitimden sonra sermaye katıyoruz ve eczane açıyoruz. Biz bu riskleri alırken devletin alacağını veresiye yazıyoruz. 

Düşünün bir çocuk geldi yemin etmişsiniz bu meslekte çocuğun ilaç ihtiyacı var ama ailenin cebinde parası yok devlete verilen parayı biz veresiye yazıyoruz. Bizden kesilen parayı biz veresiye yazıyoruz, o parayı alıp almayacağımızda meçhul. Bu konuyla ilgili hayır yaptırıyor devlet bize bazen. En kötüsü de biz bunu birde vergisini ödüyoruz. Bunlar mutlaka düzeltilmesi gereken şeyler. Devletin mutlaka bir adım atması gerekiyor.

 

“Eczaneciler

 iflasın eşiğine geldi”

Türkiye’deki eczacıların kredi kullanım oranı çok çok arttı. Birçok insan da ücret ödemesi gerektiğinden dolayı kapatamıyor. Çünkü elindeki stokun KDV’sini ödemek zorunda kalıyor. Bunu bile ödeyemeyecek meslektaşlarım var. Birçok meslektaşım 40 senelik meslek hayatında elde ettiği evini arabasını satmaya başladı, eczaneyi düzene sokmak için. Birçok alanda kendimizi geliştirdik, ilaç dışı ürünlerde, derme kozmetikte, medikal de kendimizi geliştirdik. Fakat bunları yapabilmek için bile vaktimiz kalmıyor. İnsanlara biz doğru bilgilendirmek istiyoruz. 

Biz Ordu’lu eczacılar olarak birçok alanda ileri gittik. Türkiye birinciliklerimiz var o konuyla ilgili. Mesela mama konusuyla ilgili projelerimiz var, eğitimlerimiz var bunlarla ilgili çok çaba sarf ettik özel eğitimler aldık. İnsanları yönlendirelim bilinçlendirelim anne sütünün önemini anlatalım diye. Bakıyorsunuz siz bunlarla uğraşırken bir sürü denetlemeyle karşılaşıyorsunuz, bir sürü sıkıntıyla karşılaşıyorsunuz, fiyat farklarıyla karşılaşıyorsunuz. Bu fiyat farkları vatandaş ve bizim açımızdan kötü devlet açısından iyi olduğunu görüyoruz. Devlette artık elinin taşın altına koymak zorunda, günah keçisi gibi eczacıları seçmemeli. 

 

 “İlaçlarda fiyat farkı artırıldı”

Bazı ilaç gruplarında fiyat farkı arttı. Mesela mide ilaçlarının bir grubuna, tansiyon ilaçların bir grubuna geldi. Yani eskiden burada 1 lira ücret alırken 3 lira ücret alınmaya başladı. Yavaş yavaş arttırılıyor bu yani bir 15 grupta deneyelim tutarsa diğer gruplarda fiyat farkını artıralım düşüncesi var. Türkiye’deki bütün ilaçlarda aslında bu olacak. Ancak bu tasarruf gene sağlanamayacak. Bu sefer orijinal olmayan muadile olmayan ilaçlara yönelecekler. Fark çıkmıyor diye hekimler farklı ilaçlar yazmak zorunda kalacaklar, yani tedaviye iyi gelmeyecek ilaçlar yazmak zorunda kalacaklar.  Çünkü hasta o parayı ödeyemeyeceğinde bir şekilde tedavi olması gerekiyor. Bu seferde başka gruplara kayarak gene tasarruf sağlanmayacak. 

 

“İlaçta tasarruf yapmak sağlık açısından doğru değildir”

Devlet artık bu ilaçlardan elini çeksin. 38 liralık ilaç 8 lira oldu. 70 kuruş ağrı kesicinin fiyatı, şimdi 70 kuruşa sakız dahil alınamıyor. Bunun şişesi var, şurubu var, içinde etken maddesi var. Buna mutlaka bir düzen getirilmesi gerekiyor. Bu tasarruf kalitesizleşmeyi süreç içerisinde getirecektir. Bunu da önüne geçilmeli. Tasarruf politikası ilaçta olmamalı, her şey de yapsınlar. Eğitim ve sağlık sosyal devletin anlayışında ücretsiz olmalı. Eğitim ve sağlık ücretsiz değilse sosyal devlet anlayışı nerede kalıyor. 

 

“İnternet ve televizyonlarda satılan ilaçları kullanmayın”

Tek ricamız var bizim televizyonda anlatılanlara inanmasınlar. İnternet ve televizyon üzerinden satılan ilaçları almasınlar. Sonra onlar zor durumda kalıyor. Birçok insan zehirlenerek, böbrek fonksiyonlarını kaybederek geliyor bize. Eczacısına ve hekimine danışmadan kesinlikle ilaç kullanmasınlar. Bebek maması konusunda mutlaka eczacılara danışsınlar. Piyasa çünkü çok kirli, bebek maması bile ticari bir ürün olduktan sonra mutlaka bir eczacıya danışsınlar. Bilgi alarak ürünlerini alsınlar. Bizim aldığımız eğitim gerçekten başaralı,  bize güvensinler” diye konuştu.

       HABER:Sercan YAYLA

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNCEL haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Gazi SOFT Haber Yazılımını Nasıl Buldunuz?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
Ordu Hürses Gazetesi
© Copyright 2013 Gazi Soft. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi